KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2016/10551 E., 2017/613 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Sanık ...'ın atılı suçtan ve sanık ...'un çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetlerine
Karar Metni
301 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re'sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Mağdurenin, öz amcaları olan sanıklar tarafından gerçekleştirilen eylemlerin gerçekleşme biçimleri ile zamanlarına dair aşamalarda değişen ve birbiriyle çelişen beyanlarda bulunması, dosya içeriğinden mağdurenin eylemleri ilk aktardığı kişiler oldukları anlaşılan tanık .... ile katılan ...'ın da hem birbirlerinden hem de mağdurenin ifadelerinden farklı anlatımlarının olması, iki oda bir salondan ibaret olan sekiz kişinin yaşadığı bir evde sanıkların atılı suçları işlediklerine dair iddianın hayatın olağan akışına uygun düşmemesi,
sanık ... tarafından vajinal yoldan yapılan ilk nitelikli cinsel saldırı sonucu kanamasının olduğunu ve bekaretini kaybettiğini anlatan mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulunca düzenlenen 03.11.2014 tarihli raporda hymenin anuler, fevhasının 3 cm olduğu ve penis veya benzer cesametteki bir cismin yırtılmaksızın duhulüne müsait olduğunun açıkça belirtilmesi,
sanıkların aşamalarda istikrarlı biçimde suçlamaları kabul etmemeleri, sanıklar ve mağdure ile aynı evi paylaşan tanıklarla mağdurenin öz babasının da sanık savunmalarını doğrular ve destekler mahiyette beyanlarda bulunmaları ve tüm dosya kapsamından, sanıkların müsnet suçları işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, somut, tarafsız, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından, ceza muhakemesi hukukunun temel ilkelerinden olan “Şüpheden sanık yararlanır” ilkesi de gözetilerek beraatlerine karar verilmesi yerine yazılı şekilde mahkûmiyetlerine hükmedilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2016/10551, K. 2017/613, 13 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama