KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2016/11174 E., 2017/5715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2017
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle, 28.06.2014 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe giren ve cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda değişiklik yapan 6545 sayılı Kanun ile 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilip dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık ... hakkında kurulan hükmün incelenmesinde;
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Delillerle iddia ve savunma; duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş, sübutu kabul olunan fiilin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık ... ile müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık ... hakkında kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Tüm dosya içeriğine göre olay hakkında atılı suçtan kurulan mahkûmiyet hükmü onanan sanık ... ile gayriresmi şekilde evlendirilen mağdurenin, birlikte yaşadıkları evden kaçmasından beş gün sonra bulunmasının ardından verdiği ilk ifadesinde anılan iddialarda bulunması, mağdurenin soruşturma evresinde savcılık tarafından alınan 25.01.2008 tarihli ilk ifadesinde sanığın ortağı olan ve hakkında müsnet suçtan kurulan beraat hükmü temyiz edilmeyen ...'nın eylemlerinden bahsettiği halde sanık ...'in eylemlerinden bahsetmemesi, muayene için gittiği ...
Üniversitesinde görevli heyete ilk ifadesinden farklı olarak ilişkiye girdiği ... isimli birinden söz etmesi üzerine alınan 17.01.2008 günlü ikinci ifadesinde ise sanığın eylemleriyle ilgili açıklamada bulunması suretiyle mevcut beyanları arasında çelişki oluşturup, sanığın müsnet suçu işlediği hususunda ciddi şüpheye sebebiyet vermesi,
anlatımlarında zaman ve yer bildirmemesi ve söz konusu beyanları dışında kanıt temin edilemediğinin dosya içeriğinden anlaşılması karşısında, sanığın inkara yönelik savunmasının aksine müsnet suçtan cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraati yerine yazılı şekilde mahkûmiyetine karar verilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2016/11174, K. 2017/5715, 16 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama