KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2016/1681 E., 2016/4817 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Mayıs 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, hakaret
- Hüküm
- Mahkûmiyet
Karar Metni
389 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re'sen de temyize tabi hükümlerin sanık müdafii tarafından duruşmalı temyiz edilmesi üzerine, dosya Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Daireye gönderilmekle 04.05.2016 Çarşamba saat 13.30'a duruşma günü tayin olunarak sanık müdafiine çağrı kağıdı gönderilmişti.
Belli günde Hakimler Kurulu duruşma salonunda toplanarak Yargıtay Cumhuriyet Savcılarından Şehri Ayan hazır olduğu halde oturum açıldı.
Yapılan tebligat üzerine dosyadaki vekaletnameye dayanarak sanık ... adına gelen Av. ... huzura alınarak duruşmaya başlandı.
Duruşma isteğinin süresinde ve yerinde olduğu anlaşıldıktan sonra uygun görülen talep ve mütalaa dairesinde sanık ... hakkında DURUŞMALI inceleme yapılmasına oybirliğiyle karar verilerek tefhim olunduktan sonra işin açıklanmasına dair raportör üye tarafından düzenlenen rapor okundu.
Raportör üye rapora ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirdi.
Sanık müdafii temyiz layihasını açıklayarak savunmada bulunup müvekkili hakkındaki hükmün BOZULMASINI istedi.
Yargıtay Cumhuriyet Savcısı tebliğname içeriğini tekrar etti.
Son sözü sorulan sanık müdafii savunmasına ilave edecek bir cihet bulunmadığını bildirmekle dosya incelenerek karar verilip tefhim olunmak üzere duruşmanın 25.05.2016 Çarşamba günü saat 13:30'a bırakılmasına oybirliğiyle karar verildi.
Belli günde oturum açıldı. Dava evrakı incelenerek aşağıda yazılı karar ittihaz olundu.
Aralarında fikir ve eylem birliği olan sanık ... ile kimliği belirsiz diğer sanığın nitelikli cinsel saldırı eylemini mağdureye karşı aynı mekanda, birbirini takiben işledikleri ve her bir sanığın kendi eyleminden ayrı olarak diğerinin işlemiş olduğu fiil de mağdure üzerinde ortak hakimiyet kurmaları nedeniyle müşterek fail oldukları göz önüne alınarak 5237 sayılı TCK'nın 102/2, 102/3-d. maddelerine göre belirlenen cezanın teselsül nedeniyle aynı Kanunun 43/1. maddesi uyarınca arttırılması gerekirken, yazılı şekilde 102/3-d. maddesinin uygulanmaması suretiyle eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış,
hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2016/1681, K. 2016/4817, 11 Mayıs 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama