KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2016/3500 E., 2016/5564 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Haziran 2016
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğun basit cinsel istismarı, nitelikli cinsel saldırı, tehdit
- Hüküm
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından mahkûmiyet, tehdit suçundan beraat
Karar Metni
544 kelime·3 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilip kısmen re'sen de temyize tabi hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanık hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükmünün incelenmesinde;
Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükmü usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı ve nitelikli cinsel saldırı suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümlerinin temyiz incelemesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Dosya kapsamına göre; sanığın, kızı olan mağdure 2008 yılında onbeş yaşından küçük olduğu sırada başladığı öpme, okşama ve sürtünme şeklindeki basit cinsel istismar eylemlerini 2013 yılı ... ayına kadar devam ettirdiği ve mağdure onsekiz yaşını bitirdikten sonra 2013 yılı Kasım ayından itibaren organ sokmak suretiyle nitelikli cinsel saldırı eylemlerinde bulunmaya başlayıp bu eylemlerinde 6545 sayılı Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra 10.10.2014 tarihine kadar devam ettiği,
annesinin rahatsız olması ve sanığın tehditleri nedeniyle mağdurenin olayları kimseye anlatamadığı ve anılan eylemlerden dolayı mağdurenin ruh sağlığının da bozulduğu anlaşıldığından, mevcut haliyle sanığın eylemlerinin suç kastının yenilendiğini göstermeyecek şekilde aynı kast altında zincirleme olarak devam ettiği ve eylemler arasında herhangi bir hukuki kesintinin de oluşmadığı, 5237 sayılı TCK'nın “Zincirleme suç” kenar başlıklı 43. maddesinin birinci fıkrasının üçüncü cümlesinde yer alan.
"Bir suçun temel şekli ile daha ağır veya daha az cezayı gerektiren nitelikli şekilleri, aynı suç sayılır." hükmü dikkate alındığında 5237 sayılı TCK'nın 102. maddesinde düzenlenen cinsel saldırı suçu ile 103. maddesinde yer alan çocuğun cinsel istismarı suçları aynı suç kapsamında bulunmasa da, her iki suçun konusunun aynı olarak kaldığı,
ancak mağdurun yaşının büyümesi sebebiyle sanık hakkında uygulanacak madde hükmünün değiştiği dikkate alındığında, mağdurun onsekiz yaşından önce başlayıp, onsekiz yaşını doldurmasından sonra da devam eden çocuğun cinsel istismarı ve cinsel saldırı suçlarının bir suç işleme kararının icrası kapsamında işlenmesi durumunda sanık hakkında zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı hüküm kurulması gerekmekte ise de;
dosya kapsamına göre sanığın, mağdur onsekiz yaşını doldurduktan sonra zincirleme şekilde işlediği nitelikli cinsel saldırı suçu yanında mağdur onsekiz yaşını doldurmadan önceki dönemde sadece zincirleme şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçunu işlediği, ayrıca bu dönemde, çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlemiş olsa dahi 6545 sayılı Kanundan önceki döneme rastlayan suç tarihi itibariyle çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun cezasının daha az olması ve ceza adaleti ilkeleri göz önünde bulundurularak,
sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 6545 sayılı Kanunla değişiklikten sonraki 102/2, 102/3-c ve 43. maddelerine göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, suç kastının yenilendiğinin kabulü ile yazılı şekilde iki ayrı suçtan hüküm kurulması,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2016/3500, K. 2016/5564, 6 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama