KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2016/5003 E., 2021/352 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2021
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar); verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme (sanık ...
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
359 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Mağdure vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Suç tarihinde reşit olan mağdurenin, kavuşturma evresinde verdiği ifadesinde olaydan dolayı şikayetçi olmadığını beyan etmesi karşısında, baroca tayin edilen vekilin hükümleri temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
O Yer Cumhuriyet Savcısı ile sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanıkların aşamalarda mağdurenin yaşına itirazda bulunmaları ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, suçun niteliği ile oluşumuna etkisi bakımından mağdurenin yaş tespitine esas mevcut kemik grafileriyle birlikte içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kuruluna sevk edilerek rapor alınması ve gerektiğinde Adli Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması,
Mağdurenin suç tarihinde on sekiz yaşından küçük olduğunun kabul edilmesi karşısında sanık ...'ın bir gün mağdurenin kendisine cep telefonundan gönderdiği çıplak resmini tanık...a telefonla yollaması şeklindeki eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 226/3-c.2. maddesinde düzenlenen müstehcenlik suçunu oluşturduğu gözetilerek karar verilmesi yerine suç vasfının tayininde yanılgıya düşülerek aynı Kanunun 136 maddesi ile hüküm kurulması,
Sanık ... hakkında mahkemece kurulan hükmün Yargıtay denetimine olanak verecek biçimde açık ve gerekçeli olmasının zorunlu olduğu, bu kapsamda gerekçe bölümünde iddia ve savunmada ileri sürülen görüşlerin belirtilmesi, mevcut delillerin tartışılarak değerlendirilmesi, hükme esas alınan ve reddedilen delillerin açıkça gösterilmesi, ulaşılan kanaat, sanığın suç oluşturduğu sabit görülen fiili ile bunun hukuki nitelendirmesinin yapılması suretiyle delillerle sonuç arasında bağ kurulması gerektiği halde bu ilkelere uyulmaksızın yazılı şekilde gerekçesiz hükümler kurulması suretiyle Anayasanın 141 ve 1412 sayılı CMUK'nın 308/7. maddelerine muhalefet edilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2016/5003, K. 2021/352, 21 Ocak 2021 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama