KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2016/960 E., 2016/2341 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Mart 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi (Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma (sanıklar ..., ..., ...), kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, resmi belgede sahtecilik (sanık ...
- Hüküm
- Beraat
- Düşünce
- Onama, bozma
Karar Metni
254 kelime·1 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde; Delilleri takdir ve gerekçesi gösterilmek suretiyle verilen beraat hükümleri usul ve kanuna uygun olduğundan, O Yer Cumhuriyet Savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan verilen beraat hükmünün temyiz incelemesine gelince;
Resmî belgede sahtecillik suçunun oluşabilmesi için düzenlenen veya değiştirilen ya da kullanılan belgenin, gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması gerektiği, aldatıcılık özelliği bu suçun temel unsuru olup, özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belgenin, sahte belge olarak kabul edilmesinin zorunlu olduğu,
sahteciliğin kişileri aldatacak nitelikte (nesnel) olup olmadığının ve beş duyuyla ilk bakışta anlaşılabilir olup olmadığı hususlarının şüpheye yer vermeyecek şekilde belirlenmesinde zaruret bulunduğu nazara alınarak somut olay incelendiğinde, sanığın , ... adına düzenlenmiş sürücü belgesine kendi fotoğrafını yapıştırdığının sabit olduğu, ...
Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce düzenlenip "yapılan sahtecilik ilk nazarda ve kolaylıkla fark edilemeyecek nitelikte olduğu cihetle, tetkike konu sürücü belgesinin iğfal kabiliyetini haiz olduğu" şeklinde görüş içeren 17.02.2007 tarihli rapor da dikkate alındığında sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkûmiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine hükmedilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2016/960, K. 2016/2341, 10 Mart 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama