KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2016/9939 E., 2017/2892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 29 Mayıs 2017
- -mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
285 kelime·1 dk okuma
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: 5271 sayılı CMK'nın 231. maddesinin sekizinci fıkrasında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması halinde, denetim süresi içinde dava zamanaşımının duracağı ve aynı maddenin onbirinci fıkrasında, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi halinde mahkemece hükmün açıklanacağı düzenlenmiş olup, duran zamanaşımının denetim süresi içinde işlenen suçtan dolayı verilen hükümlülük kararının keşinleşmesi koşuluyla ikinci suçun işlendiği tarihte yeniden işlemeye başlayacağı kabul edilerek yapılan incelemede,
23.12.2010 tarihli karar ile sanık hakkında atılı suçtan kurulan mahkûmiyet hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına ve sanığın beş yıl denetim süresine tâbi tutulmasına karar verildiği, anılan kararın 31.01.2011 tarihinde kesinleşmesinden sonra 16.10.2011 tarihinde kasıtlı yeni bir suçun işlendiği ve bu suçtan mahkûmiyetin kesinleştiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kesinleştiği 31.01.2011 tarihinden ikinci suçun işlendiği 16.10.2011 tarihine kadar dava zamanaşımının sekiz ay onaltı günlük süre boyunca durduğu,
sanığın üzerine atılı reşit olmayan kimseyi rızasıyla kaçırıp alıkoyma suçunun 765 sayılı TCK'nın 430/2. maddesinde öngörülen cezasının üst sınırı itibariyle aynı Kanunun 102/4, 104/2. maddelerinde belirlenen 7 yıl 6 aylık asli ve ilave dava zamanaşımına tâbi olduğu, duran zamanaşımı süresinin çıkartılmasından sonra suç tarihi ile karar tarihi arasında bu sürenin gerçekleştiği anlaşıldığından, kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi yerine yargılamaya devamla yazılı şekilde önceki hükmün açıklanmasına karar verilmesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2016/9939, K. 2017/2892, 29 Mayıs 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama