KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2018/1809 E., 2018/3245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Nisan 2018
Karar Metni
311 kelime·2 dk okuma
Sanık ... hakkında mağdureye yönelik beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı suçundan yapılan yargılama sonunda; çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyetine dair Silifke Ağır Ceza Mahkemesince verilen 18.10.2016 gün ve 2015/377 Esas, 2016/404 Karar sayılı hükmün sanık müdafii ile katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili tarafından temyiz üzerine, Dairemizin 30.11.2017 gün ve 2017/2948 Esas, 2017/6066 Karar sayılı ilamı ile onama yönündeki kararına Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 31.01.2018 gün ve KD-2018/5027 sayılı itiraznamesi ile 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin iki ve üçüncü fıkraları gereğince itiraz etmesi üzerine dosya Daireye gönderilmekle incelendi.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizin 30.11.2017 gün ve 2017/294 Esas, 2017/6066 sayılı onama kararının 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca KALDIRILMASINA karar verilip, 02.12.2016 tarihinde yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunla getirilen düzenlemeler de gözetilerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
Mağdurenin, 09.04.2010 tarihli savcılık beyanında, "sanığın ayakkabılarını çıkararak içeri girdikten sonra göğüslerini ellemeye başladığını, bağırması üzerine de eylemine son vererek kaçtığını", kovuşturma aşamasındaki alınan 07.02.2011 tarihli anlatımında ise, "kapıyı açtıktan sonra bir anda üstüne saldırarak göğsünü ellediğini bildirmesi" anlatımlarında suçun cebir veya tehdit kullanılarak işlenip işlenmediği ve niteliğini tayine yetecek biçimde süresi ve şeklinin açıklattırılmadığının anlaşılması karşısında, mağdure yeniden dinlenerek bu hususlar açıklattırılarak,
eylemin sarkıntılık düzeyinde kalıp kalmadığı ve olayda 5237 sayılı TCK'nın 103/4. maddesinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı saptandıktan sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2018/1809, K. 2018/3245, 26 Nisan 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama