KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2018/825 E., 2018/1164 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2018
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun basit cinsel istismarı
- Hüküm
- Çocuğun basit cinsel istismarı suçundan mahkûmiyet
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
5271 sayılı CMK'nın yargılama giderleri başlıklı 324/1. maddesinde yer alan “Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla devlet hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir” hükmü ve aynı Kanunun 325/1. maddesinde yer alan “Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkum edilmesi halinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir” hükmü dikkate alındığında,
davaya konu olayda katılan mağdura baro tarafından tayin edilen vekile ödenen vekâlet ücretinin yargılamanın yürütülmesi amacı ile yapılan bir harcama ve ödeme olması, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 5271 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanunlarda da mağdur için tayin edilen vekile ödenecek olan vekâlet ücretinin meccani olacağı veya sadece devlet hazinesinden karşılanacağı veya sanık ya da bir başkasına yüklenemeyeceğine dair bir hüküm de bulunmaması karşısında,
bu harcama ve ödemenin yargılama gideri olarak sanığa yükletilmemesi gerektiğinden bahisle tebliğnamede bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş ve hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nın 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
Sanığa 5271 sayılı CMK'nın 150/3. maddesi uyarınca baroca görevlendirilen müdafiye ödenen avukatlık ücretinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6/3-c maddesinde "şüpheli veya sanığın müdafii tutmak için mali olanaklardan yoksun bulunması ve adaletin selametinin de gerektirmesi halinde, mahkemece görevlendirilecek bir avukatın yardımından ücret ödemeksizin yararlanabilme hakkının bulunduğunun" açıklandığı,
iç hukukumuzda ve tarafı bulunduğumuz sözleşmede mevcut bu ilke karşısında, AİHS’nin temel hakka ilişkin hüküm içeren 6. maddesinin, iç hukukumuzda aynı konuda kanun ve yönetmeliklerle getirilen ve yukarıda işaret edilen düzenlemelere nazaran öncelikle uygulanması gerektiği nazara alındığında, dosyadaki bilgilerden yeterli mali gelirinin bulunmadığı anlaşılan sanığa istemi aranmaksızın görevlendirilen müdafiin ücretinin sanığa yükletilemeyeceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2018/825, K. 2018/1164, 20 Şubat 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama