İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Ceza Dairesi

YARGITAY · 14. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/8366 K.2019/12272

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve basit cinsel saldırı suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.03.2018 gün ve 2017/52789 soruşturma, 2018/4275 sayılı kovuşturmaya yer…

Esas2018/8366Karar2019/12272Tarih7 Kasım 2019Okuma5 dk · 989 kelime

KÜNYE

14. Ceza Dairesi 2018/8366 E., 2019/12272 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
7 Kasım 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

989 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve basit cinsel saldırı suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.03.2018 gün ve 2017/52789 soruşturma, 2018/4275 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.04.2018 tarihli, 2018/2703 Değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

5271 sayılı Kanunun 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet Savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanunun 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanunun 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, yönündeki açıklamalar karşısında,

Somut olayda müşteki vekilince, müvekkilinin şüphelinin yanında yatılı çalışmaya başladıktan sonra şüphelinin, müştekiye tecavüz ettiğini, uzun süre alıkoyduğunu, ona ait olan aracı hileyle elinden alıp oğlunun üzerine geçirdiğini ve tehdit ettiğini belirterek şikayetçi olması üzerine, herhangi bir araştırma yapılmadan, taraflar arasında mihir sözleşmesi bulunduğu, aralarında gayrı resmi bir evlilik bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de, müşteki vekilinin dilekçesinde belirttiği tanıkların dinlenilmesi,

şüphelinin ifadesinin alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 27.09.2018 günlü 94660652-105-34-11244-2018-Kyb sayılı sayılı yazılı istemlerine müsteniden ihbar ve mevcut evrak ile birlikte tevdi kılınmakla gereği görüşüldü:

Tüm dosya içeriği nazara alındığında kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.04.2018 günlü, 2018/2703 Değişik iş sayılı kararıyla ilgili kanun yararına bozma yoluyla yerindelik denetimi yapılmasının mümkün olmaması karşısında vaki talebin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.11.2019 tarihinde üyeler ... ile ...'un karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit ve basit cinsel saldırı suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonunda Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 08.03.2018 tarihli ve 2017/52789 soruşturma, 2018/4275 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii Bakırköy 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 13.04.2018 günlü, 2018/2703 Değişik iş sayılı kararının Yüksek Adalet Bakanlığı’nın 04.10.2018 gün ve 2018/79902 sayılı talebiyle müşteki vekilinin dilekçesinde belirttiği tanıkların dinlenmesi ,

şüphelinin ifadesinin alınması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekçesiyle yapılan kanun yararına bozma istemi üzerine Dairemizce yapılan incelemede istemin reddine ilişkin verilen kararda, sayın Daire çoğunluğuyla ihtilafımız; kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin Sulh Ceza Mahkemesi kararları yönünden kanun yararına bozma isteminin mümkün olup olmadığı noktasındadır .

Sayın Daire çoğunluğu tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair Bakırköy 1.Sulh Ceza Hakimliğinin 13.04.2018 günlü, 2018/2703 Değişik iş sayılı kararına karşı yerindelik denetimi yapılamayacağı gerekçesiyle; kanun yararına bozma talebi reddedilmiş ise de, kanunun kapsamının belirlenmesi bakımından 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma müessesesini incelemek gerekir.

Kanun yararına bozma, karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında tatbikat birliğini sağlamak amacıyla olağanüstü bir denetim muhakeme yolu olup hakimin takdir hakkına giremeyen dar kapsamlı bir kanun yoludur.

5271 sayılı CYY’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma müessesesinde ise hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık olduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Bir karar veya hükmün yasa yararına bozulmasının, ilgili aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı, bozma sonrasında kararı veren hakim veya mahkemede yeniden inceleme, araştırma ve yargılama yapılıp yapılmayacağı, hangi hallerde Yargıtay’ın doğrudan hükmetme yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Yasanın 309. maddesinde sıralı ve ayırıcı biçimde düzenlenmiştir. Bu düzenlemede, yasa yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama saptanırken ‘karar’ ve ‘hüküm’ ayrımı gözetilmiş, ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür. Bu kapsamda bozma nedenleri incelendiğinde;

CYY’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca bozma nedenleri. Yasanın 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise kararı veren hakim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir. Bu halde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi davanın esasını çözen bir karar da bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda lehe veya aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.

Ortada davanın esasını çözen bir karar bulunmadığı için yargılamanın tüm süjelerinin katıldığı bir muhakeme faaliyetinden bahsedilemeyeceğinden bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda, kararı veren hakim veya mahkemece bozma doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılarak aleyhe sonuç doğurup doğurmamasına bakılmaksızın yeni bir karar verilecek, yeni karar ilgilinin lehine veya aleyhine olabilecektir.

Ayrıca ; 5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği yönündeki açıklamalar karşısında,

Yukarıdaki izahat ışığında somut olayın incelenmesinde ise;

Somut olayda müşteki vekilince, müvekkilinin şüphelinin yanında yatılı çalışmaya başladıktan sonra, şüphelinin müştekiye tecavüz ettiğini, uzun süre alıkoyduğunu, ona ait olan aracı hile ile elinden alıp oğlunun üzerine geçirdiğini ve tehdit ettiğini belirterek şikâyetçi olması üzerine, herhangi bir araştırma yapılmadan, taraflar arasında mihir sözleşmesi bulunduğu, aralarında gayrı resmi bir evlilik bulunduğundan bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de müşteki vekilinin dilekçesinde belirttiği tanıkların dinlenilmesi, şüphelinin ifadesinin alınması ve diğer delillerin de toplanmasını müteakip sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2018/8366, K. 2019/12272, 7 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Ceza Dairesi
Esas No
2018/8366
Karar No
2019/12272
Tarih
7 Kasım 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/8366 K.2019/16293
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/8372 K.2019/16294
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/8374 K.2019/16391
  • Yargıtay 18. Ceza Dairesi E.2018/8375 K.2019/16637
  • Yargıtay 5. Ceza Dairesi E.2018/8388 K.2019/10683
  • Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2018/8393 K.2019/12671

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.