KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2018/8960 E., 2019/8213 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mart 2019
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Zincirleme şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Zincirleme şekilde reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan mahkumiyet
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi.
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının her aşamada ilgili kamu davalarına katılma ve hükümleri temyiz etme hakkının bulunduğu, Bakanlık vekili tarafından sunulan temyiz istemli dilekçede de katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, anılan madde hükmü de gözetilerek 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesi uyarınca Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının katılan ve vekilinin ise katılan Bakanlık vekili sıfatıyla davaya katılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:
Hükümden sonra 5237 sayılı TCK'nn 53. maddesi ile ilgili olarak 24.11.2015 tarihli, 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 gün ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı ilamıyla verilen iptal kararının infaz aşamasında nazara alınması mümkün görülmüştür.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
Ancak;
29.12.2012 günlü Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/1. maddesinde yer alan "Kamu davasına katılma üzerine, mahkumiyete karar verilmiş ise vekili bulunan katılan lehine Tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde belirlenen avukatlık ücreti sanığa yükletilir" şeklindeki düzenleme nazara alındığında kendisini vekaletnameli vekille temsil ettiren katılan yararına vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2018/8960, K. 2019/8213, 13 Mart 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama