İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Ceza Dairesi

YARGITAY · 14. CEZA DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Ceza Dairesi E.2019/2211 K.2019/10601

Cinsel taciz suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in yapılan yargılaması sonunda 5237 sayılı ...nın 105/1, 105/2-e., 31/3. ve 52/2. maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri…

Esas2019/2211Karar2019/10601Tarih4 Temmuz 2019Okuma6 dk · 1.288 kelime

KÜNYE

14. Ceza Dairesi 2019/2211 E., 2019/10601 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Temmuz 2019
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.288 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Cinsel taciz suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in yapılan yargılaması sonunda 5237 sayılı ...nın 105/1, 105/2-e., 31/3. ve 52/2. maddeleri uyarınca 6000 TL adli para cezası ile ve 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesi’nin 15.11.2018 tarihli ve 2018/152 Esas, 2018/154 Karar sayılı kararı verildiği, bu karara karşı katılan ... vekili Avukat...’in suça sürüklenen çocuk hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ve aleyhine vekalet ücreti hükmedilmemesi yönünden itiraz edildiği,

Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’ nin 27.11.2018 tarihli 2018/1001 Değişik İş nolu kararı ile itirazın reddedildiği, katılan vekili tarafından bu karara karşı vekalet ücreti yönünden kanun yararına bozma yoluna gidilmesi talep edilmesi üzerine;

kendisini vekil ile temsil ettiren katılan lehine, suça sürüklenen çocuk aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden anılan karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı CMK.nın 309. maddesi gereğince bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 01.02.2019 gün ve 94660652-105-34-346-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığından tebliğname ile Dairemize ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Kanun yararına bozma istemine dayanan ihbarname içeriği yerinde görülmediğinden, koşulları itibariyle oluşmayan kanun yararına bozma talebinin REDDİNE, dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.07.2019 tarihinde üye ...’in karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Cinsel taciz suçundan suça sürüklenen çocuk ...’in 5237 sayılı TCK’nın 105/1, 105/2-e, 31/3 ve 52/2 maddeleri uyarınca cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinin gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy 2. Çocuk Mahkemesinin 15.11.2018 gün ve 2018/152-454 E-K.

Sayılı ilamına karşı katılan vekilinin ücreti vekalet yönünden yapılan itirazın, Bakırköy 1. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin 27.11.2018 gün ve 2018/1001 Değişik iş sayılı kararının Yüksek Adalet Bakanlığı’nın 11.02.2019 gün ve 2019/13306 sayılı talebiyle vekalet ücreti yönünden kanun yoluyla bozma istemi üzerine Dairemizce yapılan incelemede istemin reddine ilişkin verilen kararda, sayın Daire çoğunluğuyla ihtilafımız; suça sürüklenen çocuk hakkında kurulan hükümde, hükmün açıklanmasının karar verildiği hallerde kendini vekille temsil ettiren katılan lehine, vekalet ücretine hükmedilip hükmedilmeyeceğine ilişkindir.

Sayın Daire çoğunluğu tarafından kanun yararına bozma nedeni olarak ileri sürülen nedenler yerinde görülmeyerek kanun yararına bozma talebi reddedilmişsede; kanunun kapsamının belirlenmesi bakımından 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanması ve 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma müessesesini incelemek gerekir.

5271 sayılı CMK’nın 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, hukukumuzda ilk kez çocuklar hakkında 5395 sayılı Çocuk Koruma Yasasının 23. maddesi ile kabul edilmiş olup, 19.12.2006 tarihinde yürürlüğe giren 5560 sayılı Yasanın 23. maddesiyle 5271 sayılı Yasanın 231. maddesine eklenen 5-14. fıkralar ile de büyükler için kabul edilmiş, aynı Yasanın 40. maddesiyle 5395 sayılı Yasanın 23. maddesi değiştirilmek suretiyle, denetim süresindeki farklılık hariç olmak koşuluyla, çocuk suçlular ile yetişkin suçlular hükmün açıklanmasının geri bırakılması açısından aynı koşullara tabi kılınmıştır.

Başlangıçta yetişkin sanıklar yönünden şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak, hükmolunan bir yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası için kabul edilen bu müessese, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 23.01.2008 gün ve 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile 5271 sayılı Yasanın 231. maddesinin 5 ve 14. fıkralarında yapılan değişiklik ile hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezaları için uygulanabilir hale getirilmiş, şikâyete bağlı suçlarla sınırlı olarak uygulanan bu müessese Anayasanın 174. maddesinde güvence altına alınan İnkılâp Kanunlarında yer alan suçlar ayrık olmak üzere, tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlenmiştir.

Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün hukuki bir sonuç doğurmamasını ifade eden ve doğurduğu sonuçlar itibariyle karma bir özelliğe sahip bulunan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumu, denetim süresi içinde kasten yeni bir suçun işlenmemesi ve yükümlülüklere uygun davranılması halinde, geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılarak kamu davasının 5271 sayılı CYY’nın 223. maddesi uyarınca düşürülmesi sonucu doğurduğundan, bu niteliğiyle sanık ile devlet arasındaki cezai nitelikteki ilişkiyi sona erdiren düşme nedenlerinden birisini oluşturmaktadır.

Kanun yararına bozma ise karar ve hükümlerdeki hukuka aykırılıkların toplum ve birey açısından hukuk yararına giderilmesini ve ülke sathında tatbikat birliğini sağlamak amacıyla olağanüstü bir denetim muhakeme yolu olup; hakimin takdir hakkına giremeyen dar kapsamlı bir kanun yoludur. Maksat mahkeme kararlarının içeriğinin hukuken uygunluğunun tesisidir.

5271 sayılı CYY’nın 309. maddesinde düzenlenen kanun yararına bozma müessesesinde hakim veya mahkemece verilip istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümlerde, maddi hukuka veya yargılama hukukuna ilişkin hukuka aykırılık olduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtay’ca bozulması istemini, yasal nedenlerini açıklayarak Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirecektir. Bunun üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı da hükmün veya kararın bozulması istemini içeren yazısına bu nedenleri aynen yazarak, Yargıtay ilgili ceza dairesine verecek, ileri sürülen nedenlerin Yargıtay’ca yerinde görülmesi halinde, karar veya hüküm yasa yararına bozulacak, yerinde görülmezse istem reddedilecektir.

Bir karar veya hükmün yasa yararına bozulmasının, ilgili aleyhine sonuç doğurup doğurmayacağı, bozma sonrasında kararı veren hakim veya mahkemede yeniden inceleme, araştırma ve yargılama yapılıp yapılmayacağı, hangi hallerde Yargıtay’ın doğrudan hükmetme yetkisinin bulunduğu, 5271 sayılı Yasanın 309. maddesinde sıralı ve ayırıcı biçimde düzenlenmiştir.

Bu düzenlemede, yasa yararına bozmanın sonuçları ve bozma sonrasındaki uygulama saptanırken ‘karar’ ve ‘hüküm’ ayrımı gözetilmiş, ayrıca mahkûmiyet hükmü ile davanın esasını çözen veya çözmeyen diğer hükümler bakımından farklı uygulama ve sonuçlar öngörülmüştür.

Bu kapsamda bozma nedenleri incelendiğinde; uyuşmazlığa konu olan CYY’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca bozma nedenleri Yasanın 223. maddesinde tanımlanan ve davanın esasını çözmeyen bir karara ilişkin ise, kararı veren hakim veya mahkemece gerekli inceleme ve araştırma sonucunda yeniden karar verilecektir.

Bu halde, yargılamanın tekrarlanması yasağına ilişkin kurallar uygulanamayacağı gibi, davanın esasını çözen bir karar da bulunmadığı için verilecek hüküm veya kararda lehe veya aleyhe sonuçtan da söz edilemeyecektir.

Bu tür kararların yasa yararına bozulması durumunda, kararı veren hakim veya mahkemece bozma doğrultusunda gerekli inceleme ve araştırma yapılarak aleyhe sonuç doğurup doğurmamasına bakılmaksızın yeni bir karar verilir. Yeni karar ilgilinin lehine veya aleyhine olabilir.

Uygulamada da; hüküm çeşitlerinden sayılmakla birlikte adli yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları, hüküm niteliğinde olmayan durma kararları, Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına yapılan itirazın kabulü veya reddine dair mercii kararları, iddianamenin iadesi kararına yapılan itirazın reddine ilişkin kararlar, infaza dair kararlar ve Ceza Genel Kurulunun 06.10.2009 gün ve 2009/169-223 sayılı kararında kabul ettiği hükmün açıklanmasının ertelenmesine ilişkin kararlar CYY’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi kapsamında davanın esasını çözmeyen kararlardandır.

Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların CMK’nın 223. maddesinde sayılan kararlardan olmadığından yargılamanın yenilenmesi yasağı ihlal edilmeyecektir. (CGK 06.10.2009 2009/169-223). Bu tür kararlara karşı kanun yararına bozma yasa yoluna başvurulması halinde, Yargıtay özel daireleri tarafından, kararın bozulmasına ve “müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine karar verilmektedir.

Yukarıdaki izahat ışığında somut olayın incelenmesinde ise;

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 168. maddesinin 1.fıkrasında yer alan "Baronun yönetim kurulları, her yıl Eylül ayı içerisinde, yargı yerlerindeki işlemler ile diğer işlemlerden alınacak avukatlık ücretinin asgari hadlerini gösteren birer tarife hazırlayarak Türkiye Barolar Birliğine gönderirler." 2. fıkrasında "Türkiye Barolar Birliği Yönetim Kurulunca, baro yönetim kurullarının teklifleri de göz önüne alınmak suretiyle uygulanacak tarife o yılın Ekim ayı sonuna kadar hazırlanarak Adalet Bakanlığına gönderilir.” şeklindeki,

5271 sayılı Kanun'un 324. maddesinin 1. fıkrasında belirtilen "Harçlar ve tarifesine göre ödenmesi gereken avukatlık ücretleri ile soruşturma ve kovuşturma evrelerinde yargılamanın yürütülmesi amacıyla Devlet Hazinesinden yapılan her türlü harcamalar ve taraflarca yapılan ödemeler yargılama giderleridir." 2. fıkrasında, “Hüküm ve kararda yargılama giderlerinin kimlere yükletileceği gösterilir." şeklindeki hükümlere,

Yine aynı Kanun'un 325. maddesinde yer alan.

(1) Cezaya veya güvenlik tedbirine mahkûm edilmesi hâlinde, bütün yargılama giderleri sanığa yüklenir.

(2) (Değişik fıkra: 06/12/2006-5560 S.K.27.md) Hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve cezanın ertelenmesi hallerinde de birinci fıkra hükmü uygulanır." biçimindeki düzenlemeler gözetildiğinde kanun yararına bozmaya konu kararda katılan lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Bu sebeple;

Suça sürüklenen çocuk hakkında cinsel taciz suçundan hükmün açıklanmasına geri bırakılmasına karar verilip, ancak katılan kendisini vekille temsil ettirdiği halde katılan lehine, suça sürüklenen çocuk aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi de gerektiğinden anılan karara yönelik itirazın kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden, kararın bozulması düşüncesiyle sayın çoğunluğun kararına iştirak edilmemiştir.

Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2019/2211, K. 2019/10601, 4 Temmuz 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Ceza Dairesi
Esas No
2019/2211
Karar No
2019/10601
Tarih
4 Temmuz 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/2212 K.2019/12322
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2019/2212 K.2019/4875
  • Yargıtay 15. Hukuk Dairesi E.2019/2212 K.2019/3172
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2019/2213 K.2019/4178
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2019/2214 K.2019/12321
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi E.2019/2214 K.2019/7660

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.