KÜNYE
14. Ceza Dairesi 2019/5013 E., 2020/2896 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Temmuz 2020
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
326 kelime·2 dk okuma
İlk derece mahkemesince bozma üzerine verilen, re'sen de temyize tabi hüküm temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü: ... vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde;
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunun 20/2. maddesi gereğince davaya katılma hakkı bulunan Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas,
2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı CMK'nın 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı bulunmadığından, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK'nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
Sanık ile müdafisinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;
Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 102/2, 102/3-d. maddeleri gereğince belirlenen 15 yıl hapis cezasının, olay nedeniyle mağdurenin ruh sağlığının bozulmasından dolayı aynı Kanunun 102/5. maddesi tatbik edilirken anılan maddede 10 yıldan az olamayacağı belirtilen hapis cezasının üst sınırının 20 yıl olduğu nazara alınarak bu sınırlar dahilinde takdir edilecek bir hapis cezasına hükmedilmesi yerine 15 yıl hapis cezası üzerinden 102/5. maddesi gereğince 1/12 oranında artırım yapılması suretiyle hüküm kurulması, bulunan 16 yıl 3 ay hapis cezasının miktar itibarıyla anılan maddeye göre tespit edilen alt ve üst sınırlar arasında kalması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bu husus bozma sebebi yapılmamıştır.
Yargıtay 14. Ceza Dairesi, E. 2019/5013, K. 2020/2896, 2 Temmuz 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama