KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2005/11253 E., 2006/762 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Şubat 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
322 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 29.7.2005 gününde verilen dilekçe ile vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çekişmeli parsellerdeki vakıf şerhinin silinmesi istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazlardan 425 ada 7 ve 428 ada 8 parsellerde davacıların miras bırakanı ...paylı malik olup, 425 ada 12 parselin ise tamamı miras bırakan ...adına kayıtlıdır. Bu durumda davacılar belirtilen hisselerde ve taşınmazda elbirliği halinde maliktir. ...'in veraset ilamına göre, davacılar dışında ... ve ... isimli iki mirasçısı daha bulunmaktadır. Adı geçen bu mirasçılar davada yer almamışlardır.
Elbirliği halinde mülkiyette (somut olayda olduğu gibi) mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanununun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin "ortaklığın" tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan herbirinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir.
Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortakdır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir.
Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne var ki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan
./.. 2005/11253-2006/762 -2-
davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640. maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esası incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2005/11253, K. 2006/762, 2 Şubat 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama