KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2005/11892 E., 2006/1579 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
280 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 8.8.2003 gününde verilen dilekçe ile tapuda vakıf şerhinin terkini istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 28.7.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı idare vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, tapu kayıtlarında yazılı olan vakıf şerhinin silinmesi istemine ilişkindir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmış, bilirkişi dava konusu taşınmaz kaydındaki “... vakfının” taviz bedeli alınamayacak gayrisahih vakıf olduğunu belirtilmiştir. Mahkemece davacı tarafından açılan davanın 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3.maddesinde öngörülen hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığından reddine, ancak dava konusu taşınmazla ilgili ... Vakfının gayrisahih nitelikte vakıf olması nedeniyle taviz bedeline tabi olmadığının tespitine karar verilmiştir. Hüküm, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekir ki. HUMK.nun 74.maddesi uyarınca Hakim iki tarafın iddia ve savunmaları ile bağlıdır. İstenenden fazlasına veya başka bir şeye hüküm verme olanağı yoktur.
Davada, davacı tapu kayıtlarındaki vakıf şerhinin silinmesini istediğine, bu istek hak düşürücü süre geçirilmesi nedeniyle reddedildiğine, aleyhine olan bu hüküm davacı tarafından temyiz edilmediğine göre eda istemi reddolunan davacının talebi içinde bir tespit isteminin de olduğunun kabulü olanaklı değildir.
Kaldı ki, mahkemece kamu düzenine ilişkin hak düşürücü sürenin varlığı saptanarak dava bu nedenle reddedildiğinden başka bir incelemenin ve tespitin yapılma olanağı yoktur. Zira, hak düşürücü sürenin varlığı davanın görülmesini engelleyen olumsuz dava koşullarındandır. Böyle olunca, mahkemece davanın 3402 sayılı Yasanın
./.. -2-
2005/11892-2006/1579 12/3 maddesi gereğince reddiyle yetinilmesi gerekirken yeri olmadığı halde tespit hükmü kurulması doğru olmamıştır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2005/11892, K. 2006/1579, 20 Şubat 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama