KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/10008 E., 2006/12049 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
505 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.10.2004 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, mera olarak sınırlandırma, elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 27/09/2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne duruşma isteminin masraf yokluğundan reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, köy tüzel kişiliği tarafından öncesi mera olan taşınmaza ait davalı gerçek kişi üzerindeki kaydın iptali tescili ve taşınmaz üzerindeki yapının kal'i istemi ile açılmıştır.
Hazine vekili mahkemeye sunduğu 24.5.2005 tarihli dilekçede aynı taşınmazın mera olması nedeniyle kaydın iptalini mera olarak sınırlandırılması, davalının elatmasının önlenmesi ve mera üzerindeki muhtesatın kal'i isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece davalı adına yolsuz oluşturulan tapu kaydının iptaline davacı köy tüzelkişiliği adına tasçil isteminin reddine davalı tarafından yapıldığı saptanan muhtesatın kal'i suretiyle elatmanın önlenmesine karar verilmiş, hükmü davalı gerçek kişi temyiz etmiştir.
1- Çekişme konusu 7 parsel tapu kaydının aslı mera olan 1584 parsel sayılı taşınmazın tahsis amacı değiştirilerek satışı sonucu davalı adına oluşturulduğu, tahsis amacının değiştirilmesine ilişkin Valilik Kararının idare mahkemesince iptal edildiği, böylelikle 7 parsel sayılı taşınmaz kaydının dayanağı kalmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Bu nedenle mülkiyet terkinine ilişkin davanın kabulünde bir yanılgı yoktur.
2- Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince;
Dava başlangıçta köy tüzel kişiliği tarafından tapu iptali ve tesçil istemi ile açılmıştır. Hazine ise 24.5.2005 tarihli dilekçesi ile 7 parsel öncesinin mera olduğunu, davalının mera olan bu taşınmaza yapı yaparak elattığını, yersiz elatmasının yıkım suretiyle giderilmesine karar verilmesini istemiştir.
Harçtan muaf olan hazinenin 24.5.2005 günlü dilekçesi mevcut davaya müdahil olarak katılma amacını değil, dava konusu taşınmaz üzerinde bağımsız bir hak iddiasında bulunma amacını taşımaktadır. Çünkü davacı köy tüzel kişiliğinin ileri sürdüğü hukuki nedenler ile Hazinenin ileri sürdüğü hukuki nedenler ve sonuç talepleri birbirinden farklıdır.
Soruna bu açıdan bakılırsa gerek davacı köy tüzel kişiliği, gerekse Hazineye ayrı ayrı vekalet ücreti takdirinde yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Ancak yukarıda da belirtildiği üzere davacı köy tüzel kişiliğinin davadaki sonuç istemi davalı adına olan kaydın iptali ile tesçilden ibarettir.
Başka bir deyişle 7 parsel üzerinde muhdesat yokmuşçasına dava tarihindeki değeri ne ise köy tüzel kişiliği yararına nisbi olarak takdiri gereken vekalet ücretinin hesabı bu değer üzerinden yapılmalıdır. Saptanan bu değer 3.600,00 YTL olduğuna göre nisbi tarife gereğince köy tüzel kişiliği yararına takdiri gereken avukatlık ücreti 432,00 YTL den ibarettir.
Mahkemenin daha fazla avukatlık ücreti takdir etmesi ve davacı köy tüzel kişiliğinin tescil istemi reddedildiğine göre davalı vekili yararına nisbi vekalet ücretine hükmedilmemiş olması hükmün bozulmasını gerektirir ise de düşülen yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün H.U.M.K. nun 438/VII. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/10008, K. 2006/12049, 30 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama