KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/10389 E., 2006/12097 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
344 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.10.2005 gününde verilen dilekçe ile tapulu taşınmazda paya elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 07.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, paylı mülkiyete tabi taşınmazda 1413/16960 paya sahip davacıya, payına uygun düşecek kullanım hakkı tanınmadığı iddiası ile açılan men'i müdahale ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kanıtlanamadığı hükmü gerekçe yapılmak suretiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davaya konu taşınmaz 128 ada 7 parsel numarası ile tapuya bağlanmış olup bu taşınmazda 15 ayrı kişi değişik paylarla malik bulunmaktadırlar. Davacı Şükriye Yücel'in taşınmazdaki payı 1413/16960'dır. Davalı ... taşınmazın 1413/16960 payına sahip ... Çolak mirasçısıdır. Davacı taşınmazda yararlanmayı belirleyen bir anlaşma yapılmadığını ileri sürerek davalı ...'ın babası adına kayıtlı hisseden çok daha fazla olan bir yeri tasarruf edegeldiğini ileri sürerek bu kişiden davacı payına isabet edecek arazi bölümünden el çekmesini istemektedir.
Toplanıp değerlendirilen delillere göre taşınmaz üzerinde tüm paydaşların birleşimi ile yapılmış olan bir yararlanma anlaşmasının mevcut olmadığı açıktır. Davacı ...'in uyuşmazlık konusu parselde herhangi bir bölümü kullandığını da söyleyen olmamıştır. Türk Medeni Kanunun 693. maddesinin getirdiği düzenlemeye göre "paydaşlardan herbiri,
diğerlerinin hakları ile bağdaştığı ölçüde paylı maldan yararlanabilir ve onu kullanabilir. Uyuşmazlık halinde yararlanma ve kullanma şeklini hakim belirler." denilmekte olup aynı madde bunun belirleme biçiminin de nasıl olacağını da düzenlemiş bulunmaktadır.
Somut olayda; paydaş ...'in 7 parsel numaralı taşınmazda herhangi bir bölümü kullandığı anlaşılamadığına göre tasarruf biçiminin belirlenmesi bakımından bu taşınmaza münhasır olmak üzere bir uyuşmazlık çıktığını kabulde zaruret vardır. Şu hale göre mahkemece yapılacak iş, ortaklığın giderilmesine kadar geçerli olabilecek şekilde paydaşların yararlanma biçiminin tayin ve takdiri ile bunu hükme bağlamak olmalıdır. Davacının taşınmazda herhangi bir bölümü kullanmadığı anlaşılmasına rağmen iddianın kanıtlanmadığından sözedilerek davanın reddi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/10389, K. 2006/12097, 30 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama