KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/10884 E., 2006/13546 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
412 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 23.12.2003 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 28.02.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, bitişik nizam inşa edilen taşınmazın 2 ve 3 numaralı bağımsız bölümlerinde oturan davalının, mimarı projeye aykırı üç adet pencere açtığını, pencerelerin davacının ..., güvenliğini ve mahremiyetini yok ettiğini, davalının müdahalesinin meni ile pencerelerinin kapatılarak eski hale getirilmesini talep etmiştir. Davalılar, pencerenin bina inşa edilirken açıldığını davacının zararı olmadığını davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece salt imara aykırılığın bu tip davalarda kapatma kararı vermeye yetmediği, tehlike ve zararın yeterli olmadığı gerekçesiyle dava red edilmiştir.
Dava, komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesi istemiyle açılmıştır. Türk Medeni Kanununun 683. maddesine göre, kural olarak bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şeyi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.
Ancak yasa komşu hakkını düzenleyen hükümleri ile bu arada özellikle 737. madde ile mülkiyet hakkının kullanılmasına kısıtlama getirilmiş, malike mülkiyet hakkını kullanırken, komşuya zarar verecek taşkınlıklardan kaçınma borcu yüklemiştir. Buradaki taşkınlıktan amaç, komşuluğun olağan hoşgöre sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve aile ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir.
Bu eylemlerin varlığının saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin yasal düzenleme varsa yasa hükümlerinin yasal bir boşluk söz konusu ise mahalli örf ve adetin önemi vardır.
Bütün bunlar dikkate alınarak yapılacak değerlendirme sonucu, komşunun mülkiyet hakkını aşırı kullandığı, bundan ötürü komşu taşınmaz malikinin zarara uğradığı, taşkın kullanma ile zarar arasında illiyet bağı saptanırsa, komşusunun mülkiyet hakkını aşırı kullandığından söz edilerek yasaya aykırı durumların giderilmesi hüküm altına alınabilir.
Somut olayda; davacı ve davalı parselleri bitişik nizam inşa edilmiştir. Yapılan keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporunda, davacının bahçesine bakan sonradan açılan iki adet pencerenin, bahçe salon ve yatak odasına baktığı, terasa bakan üçüncü pencereden terasa kolayca atlanabileceği pencerelerin davacının huzuru ve rahatını, güvenliğini ve mahremiyetini bozduğu belirtilmiştir.
Dinlenen tanıklar geçmiş zamanda pencere camının kırılıp, davacının bahçesine düştüğü ve köpeğini yaraladığını beyan etmişlerdir. Bu durum karşısında, dava konusu pencerelerin davacının huzuru ve rahatını kaçırdığı, mahremiyetini bozduğu, can ve mal güvenliğini tehlikeye düşürdüğü, bu haliyle davalının komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanımı bulunduğu anlaşıldığından davanın kabulü yerine, reddi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/10884, K. 2006/13546, 21 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama