Davacı ile dava dışı ... arasındaki biçimine uygun düzenlenmiş 05.03.1986 günlü sözleşme arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesidir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte üzerine bina yapılacak arsa, dava dışı ... adına kayıtlıdır. Davacı bu tarihte inşaata başlamış ve tamamlamıştır. Ancak, dosyada yer alan bilgilerden inşaatın devamı sırasında dava dışı ...’nun arsa maliki ... aleyhine tapu kayıt iptali davası açtığı lehine sonuçlandığı, arsanın üzerine tescilinden sonra davalı ... Vakfına bağışladığı tapu kaydının halen vakıf adına olduğu anlaşılmaktadır. Görülüyor ki, davacı ile davalı ... arasında akti bir ilişki yoktur. Davalı kayda dava dışı ...’nun bağışı sonucu malik olduğundan davacıya karşı sebepsiz zenginleşmesi de düşünülemez.
Davacı, inşaatı sözleşme ilişkisi bulunduğu ... ...’la yapılan 5.3.1986 günlü arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi uyarınca ikmal etmiştir. Sözleşmenin yapıldığı tarihte ifası olanaklı bulunan inşaat yapım işi daha sonra ...’ın tapuya dava sonucu yitirmesi suretiyle imkansız hale gelmiştir. Ancak buradaki imkansızlık sözleşmenin yapıldığı tarihte mevcut olmayan sonradan dava dışı ...’ın kusuru ile ortaya çıkan subjektif imkansızlıktır.
Subjektif imkansızlığın sonuçlarından dava dışı ..., Borçlar Kanununun 96. maddesi hükmünce davacıya karşı sorumlu tutulabilirse de davacı hasmı olan ... Vakfından ayni hak talebinde bulunamaz. Davanın reddedilmiş olması açıklanan nedenlerle doğrudur.
Yapılan yargılamaya, toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacının bütün temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 24.11.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.