KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/11996 E., 2006/14195 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
555 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 12.09.2001 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 29.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, genel yola ahır yapılarak oluşan elatmanın önlenmesi ve komşuluk hukukuna aykırı davranışların giderilmesi istemleriyle açılmıştır.
Mahkemece davalılardan ...’ün ahır yaparak yola elatmasının yıkım suretiyle önlenmesine, dava konusu 79 parsele yönelik davacı tarafından açılan davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, hükmü davacı ile davalılardan ... temyiz etmiştir.
1-Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, davalılardan ...’ın bütün davacının ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-79 parsel numaralı taşınmaz çeşme niteliği ile davalılardan Belediye Tüzel Kişiliği adına tapuda kayıtlıdır. Ne var ki; yapılan keşifte bu parsel üzerine trafo binası inşa edildiği, inşa edilen bu trafodan muhtelif kişilerin enerji nakil hattı çekerek yararlandıkları anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesinde, davacı tarafından elektrik trafosunun geçişe engel teşkil ettiği, görünümü kapattığı, yüksek gerilim hattının can ve mal güvenliği açısından zararlandırcı olduğu iddia edilerek muarazanın menini talep edilmiştir.
Türk Medeni Kanunun 683. maddesindeki “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.” hükmü gereğince malikin mülkiyet hakkını ancak hukuksal sınırlar içinde kullanabileceği kabul edilmiştir.
Anılan Kanunun taşınmaz mülkiyet hakkının kısıtlamalarını düzenleyen “Komşu hakkı” bölümünde “kullanım biçimi” başlığı altında yer alan 737. (önceki Medeni Kanunun 661.) maddesi “Herkes, taşınmaz mülkiyetinden doğan yetkilerini kullanırken ve özellikle işletme faaliyetini sürdürürken, komşuların etkileyecek taşkınlıktan kaçınmakla yükümlüdür.
Özellikle; taşınmazın durumuna, niteliğine ve yerel adete göre komşular arasında hoş görülebilecek dereceyi aşan duman, buğu, kurum, toz, koku çıkartarak, gürültü ve sarsıntı yaparak rahatsızlık vermek yasaktır. Yerel adete uygun ve kaçınılmaz taşkınlıklardan doğan denkleştirmeye ilişkin haklar saklıdır.” hükmü ile de malike, mülkün kullanılmasında komşuya zarar verecek taşkınlıklardan sakınma ödevi yükleyerek, yasal kısıtlamalardan birisini düzenlemiştir.
Taşkınlıktan amaç ise, komşuluğun olağan hoşgörü sınırlarını aşan ve komşunun kendisi ve ailesi ile taşınmazı zararına aşırı derecede etkili olabilecek iş ve eylemlerdir. Bu eylemlerin saptanmasında, taşınmazın bulunduğu yerin kullanma amacının, niteliğinin, konuya ilişkin düzenlemelerin ve yasal boşluk bulunması halinde mahalli örf ve adetlerin göz önünde tutulması gereklidir. Bu tür uyuşmazlıkların çözümünde hakim, gerek zararı saptama, gerekse zararı giderici önlemleri bulma yönünden her somut olayın özelliğini gözetmek, tarafların yarar zarar dengelerini değerlendirmek durumundadır.
Görülüyor ki; davacının 79 parsele ilişkin davasının dayanağını Türk Medeni Kanununun 737. maddesi teşkil etmektedir. Gerçekten, davalıların komşuluk hukukunun öngördüğü sınırları aşan kullanım hali varsa anılan maddeye dayanan davacı iddiasını kanıtlaması koşuluyla zararlı davranışların giderilmesini ve bunun giderim şeklinin tayinini mahkemeden isteyebilir.
O yüzden mahkemece, 79 parselle ilgili dava yukarıdan beri ortaya konan komşuluk hukukuna ilişkin kurallar çerçevesinde değerlendirilerek yerinde yeniden keşif yapılmak suretiyle elektrik trafosu olarak kullanılan 79 parselin geçişe engel teşkil edip etmediği görüntüyü kapayıp kapamadığı, yüksek gerilim hattının varlığının can ve mal güvenliğini tehdit yaratıp yaratmadığını bilirkişiye inceletmeli, 79 parselle ilgili istem oluşacak sonuç doğrultusunda hükme bağlanmalıdır.
Mahkemenin eksik araştırma ve inceleme bu bölüm isteği reddetmiş olması bozmayı gerektirir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/11996, K. 2006/14195, 30 Kasım 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama