Davacılar vekili 21.6.2005 tarihli dilekçesi ile dava konusu 388 ada 1 parsel 389 ada 1 parsel ve 391 ada 1 parsel sayılı taşınmazlarda müşterek paydaş murisleri ve dosyadaki veraset ilamına göre soyadı kanunundan önce 1920 yıllarında vefat ettiği belirtilen ... oğlu ... payı üzerindeki vakıf şerhinin taviz bedeline tabi olmadığının tesbiti ile tapu sicilindeki ... Vakfı kaydının tapudan terkinini istemiştir. Dosyadaki murise ait veraset ilamında davacı mirasçılar dışında çok sayıda dava dışı mirasçılar olduğu görülmektedir. Davacılar mirasçılardan bir kısmı olup dava konusu hisselerde elbirliği halindeki maliklerdendir.
Elbirliği halinde mülkiyette (somut olayda olduğu gibi) mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadır. Medeni Kanunun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin “ortaklığın” tüzel kişiliği bulunmadığından ortaklardan herbirinin eşya üzerinde doğrudan bir hakkı da yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir.
Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil, ortaktır. Yine bu tür mülkiyette işin özelliği gereği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir.
Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, nevarki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan davaya olur vermeleri yada davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı Mahkemece resen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Medeni Kanunun 640.maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esasının incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
SONUÇ. Yukarıda yazılı nedenlerle temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, 20.11.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.