İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/12690 K.2007/1553

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.1.2004 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar…

Esas2006/12690Karar2007/1553Tarih20 Şubat 2007Okuma4 dk · 785 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/12690 E., 2007/1553 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
20 Şubat 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

785 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.1.2004 gününde verilen dilekçe ile kişisel hakka dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 6.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler usul ve yasaya uygun bulunduğundan yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 20.2.2007 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi. (Muhalif)

KARŞI OY YAZISI

Dava, Türk Medeni Kanununun 724.maddesi uyarınca açılan temliken tescil istemine ilişkindir.

Davacı Kooperatif Başkanlığı 248, 249 ve 250 parsel sayılı taşınmazların davalılar tarafından haricen satıldığını, taşınmaz üzerine binaları yaptıklarını ve

kooperatif üyeleri tarafından kullanılmakta olduğunu, ancak tapuların kendilerine devredilmediğini, taşınmazların bedelinin ödendiğini, ödenmeyen bedel var ise bunu ödemeye de hazır olduklarını ileri sürerek tapu iptali tescil isteğinde bulunmuşlardır.

Davalılar satışa karşı çıkmamışlar, ancak taşınmazların bedelinin ödenmediğini, ödenen miktarın az olduğunu rayiç bedel üzerinden ödeme yapılması gerektiğini savunmuşlardır.

Mahkemece dava konusu taşınmazların satış bedeline 15.1.1994 tarihli sözleşmenin esas alınması gerektiği, buna göre 248 ve 249 parseller için düzenlenen sözleşmelerde bedel olarak her bir parsel için 300.000 Alman markı ödenmesinin kararlaştırıldığı, davacı kooperatif tarafından ödenen paraların 1.974.629 Alman Markına tekabül ettiği, 250 parsel sayılı taşınmaz için bir bedel kararlaştırılmamış ise de diğer taşınmazlarla aynı nitelikte olan bu taşınmazın bedelinin de 300.000 Alman Markı olabileceği, ödenen miktarın her üç taşınmaz içinde ödenmesi gereken miktarı fazlasıyla karşıladığı gerekçesiyle dava kabul edilmiştir.

Hükmü davalılar temyiz etmiştir.

Türk Medeni Kanunun 684 ve 718.maddeleri gereğince yapı, üzerinde bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüz'ü) haline gelir ve o taşınmazın mülkiyetine tabi olur. Ancak, Yasa koyucu somut olaydaki taşınmazların durumunu genel hükümlere bırakmamış, bu konumdaki taşınmazların maliki ile yapıyı yapan kişi arasındaki ilişkiyi Türk Medeni Kanunun 722, 723 ve 724. maddelerinde özel olarak düzenlemiştir.

Bunlardan 724. madde, bir kimsenin kendi malzemesi ile başkasının taşınmazına sürekli, esaslı ve tamamlayıcı (mütemmim cüz'ü) nitelikte yapı yapması halinde yapı sahibinin taşınmaz mülkiyetinin kendisine geçirilmesi hakkını düzenlemiştir. Anılan madde hükmün "yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir ".

Görülüyor ki, bu hükümle kişilerin çıkarlarını korumak için özel hukukça mülkiyet hakkına sınırlama getirilmiş yasanın aradığı bazı koşulların gerçekleşmesi halinde mülkiyet hakkı sahibinin arzla ilgisi kesilerek yapı sahibine arazinin mülkiyetini talep yetkisi tanınmıştır.

Malzeme malikinin Kanunun 724. maddesindeki hakkını kullanması için aşağıda açıklanan koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekir.

Birinci koşul; malzeme maliki iyiniyetli olmalıdır.

İkinci koşul; yapı kıymetinin taşınmazın değerinden açıkça fazla olmasıdır.

Üçüncü koşula gelince; yapıyı yapanın (Malzeme malikinin), taşınmaz malikine uygun bir bedel ödemesidir.

Uygun bedel genellikle yapı için lazım olan arsa miktarının dava tarihindeki gerçek değeri olarak kabul edilmekte ise de büyük bir taşınmazın bir kısmının devri gerektiğinde geri kalan kısmın bedelinde meydana gelecek noksanlıklar varsa bunların ve taşınmaza bağlı öteki zararlar da göz önünde bulundurularak hak ve yarar dengesi kurulması suretiyle hesaplattırılmalı, iptale konu zemin bedelinin arsa sahibine ödenmesine karar verilmeli, önceden ödenmiş bedel var ise bu miktar ödenecek bedelden mahsup edilmelidir.

Eldeki davada davacı kooperatifin, dosya içerisindeki Haricen düzenlenmiş satış vaadi sözleşmelerinden de anlaşıldığı gibi, 248, 249 parsel sayılı taşınmazlar üzerine iyi niyetle bina yaptıkları sabittir. Mahkemenin iyiniyetin 250 parsel sayılı taşınmaz için var olduğunun kabulü de yerindedir. Ancak, açıklanan üçüncü koşul açısından mahkemece yapılan değerlendirme yerinde değildir. Şöyle ki;

Mahkemenin bedelin ödendiğine dair az yukarıda değinilen gerekçesi ile diğer iki koşulun gerçekleşmesi halinde temliken tescil kararı verebilmek için taşınmazların dava tarihindeki belirlenecek gerçek değerinin de ödenmesi gerektiği olgusu göz ardı edilmiştir.

Gerçekten de tarafların 248 ve 249 parsel sayılı taşınmazlar için ayrı ayrı düzenledikleri 15.1.1994 tarihli harici satış sözleşmesinde her bir taşınmaz için üçyüzbin Alman Markı olduğu kararlaştırılmış, davalı vekili de 29.12.2005 tarihli oturumda sözleşmede belirtilen miktarlar için ödeme yapıldığını, 250 parsel sayılı taşınmazın bedelinin ödenmediğini beyan etmiştir.

Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda ödemelerin Alman Markı karşılığının 900.000 Alman Markının üzerinde olduğu saptanmıştır. Mahkeme tüm bu hususları birlikte değerlendirerek ödemenin yapıldığı kanaatine ulaşmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, davacıların sunduğu ödeme belgelerinde davalıların 248 ve 249 parsel için bedel aldıkları yazılı olup belgelerde 250 parsele ilişkin bir kayıt bulunmamaktadır.

Davacı yan ödemeyi yazılı bir belge ile kanıtlayamadığı sürece HUMK.nun 288.maddesi hükmü uyarınca 250 parsel sayılı taşınmaz bedelinin ödendiğinin kanıtlandığı düşünülemez. O halde ödemenin üç taşınmazın bedelini de kapsadığının kabulü doğru değildir. Ayrıca,

mahkemenin burada yapması gereken iş, temliken tescilin üçüncü koşulu gereği taşınmazların dava tarihindeki gerçek değerini uzman bilirkişiler aracılığı ile belirlemesi ve ödenen meblağın mahsubu ile esik kalan miktar var ise o miktar depo ettirilerek karar vermek olmalıydı. Kararın yukarıdan beri açıklanan nedenlerle bozulması gerektiği kanaatiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/12690, K. 2007/1553, 20 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/12690
Karar No
2007/1553
Tarih
20 Şubat 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2006/12705 K.2007/1385
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2006/12708 K.2007/1384
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2006/12709 K.2007/1386
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2006/12712 K.2007/1387
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/12714 K.2007/1208
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2006/12731 K.2007/1331

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.