KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/13993 E., 2007/484 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
339 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.9.2002 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil olmaz ise tazminat istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 7.4.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise taşınmaz üzerine yapılan binadaki kat payının tahsili istemlerine ilişkindir.
Mahkemece, dava reddedilmiş, hükmü davacılar temyiz etmiştir.
5.2.1947 tarih 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında benimsendiği üzere inanç ilişkisinin yazılı delille kanıtlanması gerekir. Tarafların kardeş olmaları İçtihadı Birleştirme Kararında benimsenen ilkenin aksine taraflara ilişkiyi tanık sözleri ile ispat olanağı sağlamaz. Mahkemece bütün bu anlatılanlar gözetilerek inanç sözleşmesi yazılı delille ispat edilemediğinden bahisle davacıların tapu iptali ve tescil istemlerinin reddi usul ve yasaya uygun olup davacıların bu hususa yönelik temyiz itirazları yersizdir.
Usul hukukunda kademeli dava açılmasını engelleyen bir hüküm yoktur. Nitekim, eldeki davada davacılar mülkiyet aktarımı istemlerinin reddi halinde yapıdaki katkılarından ötürü tazminat talebinde bulunmuşlar, mahkemece bu istekleri de reddolunmuştur.
Tüm dosya kapsamı özellikle, tanıkların anlatımlarına bakılırsa davacılar ile davalının kardeş oldukları, şirketlerinin bulunduğu, yapının şirketin dış ilişkilerini yönlendiren davalı ...’nin yönetiminde ve ancak, şirketten sağlanan paralarla ve birlikte yapıldığı sonucuna ulaşılmaktadır. Taraflar birlikte hareket ettiklerine, inşaatı ortak gelirlerinden yaptıkları harcamalarla bilirkişi raporunda belirlenen %70 fiziki seviyeye getirdiklerine, Türk Medeni Kanunun 718.maddesi uyarınca bina arza tabi olarak maliki olan davalı ... adına kayıtlı olduğuna göre davacılar katkı payları nedeniyle ve sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanarak binaya yaptığı harcamaların tahsilini davalıdan isteyebilir.
Böyle olunca; yerinde yeniden bilirkişi incelemesi yaptırılarak inşaatın yapıldığı yıllardaki rayiç harcamaların ne olacağı bilirkişilere hesaplattırılmalı, bulunacak tutardan davacıların payının tahsili hüküm altına alınmalıdır.
Mahkemece bütün bu yönler bir yana bırakılarak maddi bir olgu olması nedeniyle tanık sözleri ile kanıtlanması mümkün ve kanıtlanan davacılar katkısı hakkındaki istemin de reddi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/13993, K. 2007/484, 24 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama