KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14259 E., 2007/535 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
328 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 09.09.2004 gününde verilen dilekçe ile müdahalenin meni ve ecrimisil, birleşen dosya ile 26.11.2004 te tapu iptali tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne, birleşen tapu iptali tescil davasının reddine dair verilen 09.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil tahsili, birleştirilen dava ise, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu kayıt iptali ve tescil, ikinci kademedeki istek ise, tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece kayıt maliki ...’nin açtığı elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemlerine yönelik dava kabul edilmiş, satış vaadi sözleşmesine dayalı istem reddedilmiş, kararı asıl davanın davalısı ve birleştirilen davada davacı ... ... temyiz etmiştir.
Üzerinde idari mercilerce yıkımına karar verilen yapı bulunan 712 parsel sayılı taşınmaz paylı mülkiyet rejimine tabi olup, davacı ...’un 1/12 payı bulunmaktadır. Davalı ... ise, dava konusu taşınmazı 15.03.2000 günlü taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesiyle zilyetliğinde bulundurmaktadır. Davalı ve birleştirilen davada davacı ...’ye satış vaadinde bulunan dava dışı ... 712 parselde kayıt maliki değildir. Mülkiyet hakkı sahibi Türk Medeni Kanunun 683. maddesi hükmünce malı hukuka uygun biçimde elinde bulundurmayan kimseye karşı elatmanın önlenmesi isteminde bulunarak müdahalenin giderilmesini isteyebileceğinden, mahkemece bu olgunun gözetilmesi suretiyle mülkiyet hakkı sahibi davacı ...’un davasının kabulünde bir yanılgı yoktur. Ancak;
Az yukarıda sözü edildiği üzere, davalı ve davacı ... ...’ın taşınmazdaki zilyetliğinin nedeni dava dışı ... ile biçimine uygun düzenlediği taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesidir. Satış vaadi sözleşmesinin hukuki niteliği ve hüküm ve sonuçları eldeki davada tartışıldığından, bu davanın hükme bağlanmasına kadar davacı ve davalı ...’nin taşınmaza haksız elattığı dolayısıyla kötü niyetli olduğu söylenemez. Başka bir anlatımla, haksız işgal tazminatı adı altında bir ödemede bulunması gerekmeyen davalı ve davacı ... ...’dan «ecrimisil» adı altında tazminat tahsili doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/14259, K. 2007/535, 25 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama