KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14495 E., 2007/904 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
274 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 18.9.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali, yol olarak terkin istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.2.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kadastro paftasında işaretlenmeyen kadim yola ait davalılar tapu kaydının iptali ve yol bölümünün kadastro paftasının işaretlenmesi istemi ile açılmıştır. Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü 99 parsel maliki davalılardan ... temyiz etmiştir. Gerçekten, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 16/B ve Türk Medeni Kanunun 715.maddesi uyarınca yollar ya kadim kullanım şekli nedeniyle veya tahsis suretiyle kamu yararına ayrılmış taşınmaz bölümleridir. Tapuya kaydı gerekmeyen bu nitelikteki yerlerin yol olarak kadastro paftasına işaretlenmeleri ile yetinilir.
Somut olayda; davacı temyize konu bu davayı açmadan önce aynı parseller malikleri aleyhine Türk Medeni Kanunun 747.maddesine dayanarak 1998/269 esasında kayıtlı davayı açmış, açtığı davada geçit isteminde bulunurken dava konusu parsellerin özel mülkiyete konu teşkil eden yerlerden olduğunu kabul ederek bedel karşılığı yol isteminde bulunmuştur.
Davacı açılan davada aynı taşınmazların özel mülkiyete konu teşkil ettiğini, mahkeme önünde kabul ve ikrar ettiğinden sonradan açtığı bu davada aynı taşınmazların bilirkişinin krokisinde ... ile boyanan yerlerin kadim yol olduğu iddiasında bulunamaz. Kaldı ki, geçit istenen bölümün irtifak hakkı kurulmasına ilişkin işlemi davacı tarafından kayıtlara da işlettirilerek kesinlik kazanmıştır.
Davacının “kadim yol” iddiası önceki davada saptanan maddi vakaya uygun düşmediğinden davanın reddi yerine istemin hüküm altına alınması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/14495, K. 2007/904, 5 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama