Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 21.4.2005 tarihinde Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmıştır.
Mahkemece görevsizlik kararı verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Davada 5.8.1993 günlü biçimine uygun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten, bu sözleşmede satımı vaad edilen dava konusu taşınmazın 10 milyon değerinde olduğu yazılıdır. Az yukarıda söylendiği üzere dava 21.4.2005 tarihinde açılmış, mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir.
492 Sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesince "müdahalenin men'i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak" harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen H.U....nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tesbitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir.
Diğer yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran Sulh Mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu hususu tartışmasızdır. Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek
dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenerek görevin tayini gerekir. Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 29.3.2006 ... ve 2006/14-91-115, 2006/14-95-158 ve 31.5.2006 ... ve 2006/14-330-332 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Mahkemece kamu düzenine ilişkin ve re’sen gözetilmesi gereken görev hususu bir yana bırakılarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ. Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın yatırana iadesine, 18.12.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.