KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/14962 E., 2007/715 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ocak 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı ... vekili ve davacı ... tarafından, davalılar aleyhine 12.11.2004 ve 24.11.2004 gününde verilen dilekçeler ile 3402 sayılı Yasanın 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.9.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacılar vekilleri ve davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar, malik oldukları 240 parsel sayılı taşınmazı ile davalıya ait 241 parsel sayılı taşınmazda 3402 sayılı Kadastro Kanununun 41 maddesine göre düzeltme işlemi yapıldığını ve bu işlemle davalıya ait taşınmaza mülkiyet aktarımı olduğunu ileri sürerek kadastro müdürlüğünün düzeltme işleminin iptalini istemiştir.
Davalı davaların reddini savunmuş, mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü taraflar temyiz etmiştir.
Dava 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi uyarınca yapılan düzeltme işleminin iptali isteğine ilişkindir. Anılan hüküm, “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda Sulh Hukuk Mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.” şeklindedir.
Kadastro müdürlüğünün resen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı düzeltme işlemlerinin ilgililere tebliğinden sonra, ilgilerin sulh hukuk mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişileri hasım göstererek işlemin iptalini isteyebilir. Düzeltme işleminin kadatro müdürlüğünce resen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Yargılama sırasında da mahkemece, düzeltme işleminin 41. madde kapsamında, ölçü, tersimat, hesaplama veya sınırlandırma hatasının bulunup bulunmadığını, taşınmazın orijinal ölçü değerleri ile kesinleşen geometrik durumları arasında inceleme yaparak ve taşınmazların fiili kullanım durumları da gözetilerek bilirkişiler aracılığı ile saptanır ve oluşacak sonuca göre karar verilir.
Bu Açıklamalardan sonra somut olaya döndüğümüzde;
1-Davalı 241 parsel malikinin başvurusu üzerine taşınmazda saptanan tersimat hatası giderilmiştir. Mahkemenin araştırma ve inceleme yöntemi usulünce olup, denetlemeye elverişli yeterli bilirkişi raporu da nazara alınarak hüküm kurulduğundan davacıların temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerekmiştir.
2-Davalı ... müdürlüğünün temyiz itirazlarına gelince, düzeltme işlemi kadastro müdürlüğünce resen yapılmadığı halde kadastro müdürlüğü aleyhine açılan davanın pasif dava ehliyetinin bulunmadığı noktasından reddi gerekirken kabulü doğru görülmemiş ancak verilen karar sonucu itibariyle doğru görüldüğünden HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca gerekçesi açıklandığı şekilde düzeltilerek hükmün onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/14962, K. 2007/715, 30 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama