Davacı ... adına muhtarı, 18 Eylül 1995 tarihinde açtığı dava ile dilekçede hudutlarını belirttiği meranın 100 yılı aşkın süredir kendi köylerinin merası bulunduğunu, bu meraya davalılar ... ve ... Köyleri Tüzel Kişiliklerince hayvan sokup otlatılmak suretiyle el atıldığını bildirirek yapılan bu elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiş, davalı köy muhtarlıklarınca dava konusu meranın davacı ve davalı köylerce ortak yararlanılan mera olduğu savunularak davanın reddine karar verilmesi istenmiş, mahkemece uyuşmazlık konusu meranın taraf köylerinin ortak kullandığı mera olduğuna karar verilmesi üzerine hüküm davalı köyler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Davalı köy vekili; hükme varılırken Davacı köy vekili Avukat ... tarafından mahkemeye sunulan 16.09.2004 tarihli feragat içerikli dilekçe gözetilmeyerek hüküm verildiğini ileriye sürmektedir. Yayla ve mera davalarında yayla ya da meranın tahsisle veya kadim hak üzere kullanılan niteliğine bakılmaksızın davadan kısmen ya da tamamen feragat yetkisi köy derneğine ait olup köy muhtarının bu konuda herhangi bir yetkisi bulunmamaktadır. (Köy Kanunu md.40).
Davayı açan köy muhtarının kullanamayacağı bir yetkiyi vekilinin de kullanması düşünülemez. Davacı vekilinin 16.9.2004 günlü dilekçesi kısmi feragat içerikli bulunduğundan yukarıda açıklanan nedenle hukuki sonuç doğurmayan bir belge durumundadır. Bu nedenle feragata ilişkin vekil beyanının nazara alınmadığı yolundaki temyiz itirazının reddi gerekmiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve tüm dosya içeriğine göre davalı ... ve ... Köyleri vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine, 24.1.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.