KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15972 E., 2007/927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
302 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 04.05.2005 gününde verilen dilekçe ile men'i müdahale ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 31.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mülkiyet hakkına dayalı elatmanın önlenmesi, taşınmaz üzerinde bırakılan ziraat aletlerinin kaldırılması istemine ilişkindir.
Davalı, taşınmazın işgal ettiği kısmını harici senetle davacıdan satın aldığından davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, taşınmazın işgal edilen kısmının davalı tarafından harici senetle satın alındığından ve davalının iyi niyetli olduğundan davanın reddine karar verilmiş,
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Tarafların beyanları, harici satış senedi, mahallinde yapılan keşif, keşifte dinlenen tanık beyanları, bilirkişi raporları ve mahkemenin kabulüne göre davalının davacıya ait 2300 parsele 125.35 m2 tecavüzünün bulunduğu sabittir.
1- Taşınmaz malın, ayni ile ilgili bu tür davalarda dava değeri temyiz sınırının altında kalsa bile verilen nihai kararlar Yargıtay incelemesine tabidir. Zira, HUMK.nun 427/4 maddesindeki kesinlik sınırı taşınır mal ve alacak davalarında uygulanır. Mahkemenin kararını kesin olarak vermesi usul ve yasaya aykırıdır.
2- Dosya kapsamından 2300 parselin bir kısmının haricen davalıya satıldığı, satış bedelinin ödendiği, taşınmazın satın alana teslim edildiği ancak tapu ferağından kaçınıldığı anlaşılmaktadır
10.07.1940 tarih ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca bu gibi durumlarda bir taraf edimini yerine getirdiğinde, alınan bedel iade edilmedikçe karşı tarafın taşınmazı iadeye icbar ve intifa'dan men edilme olanağı yoktur. O halde, davacıya satış bedelini mahkeme veznesine depo etmesi için uygun süre verilmeli, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Açıklanan bu hususlar gözetilmeden davalının iyi niyetinden söz edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/15972, K. 2007/927, 6 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama