KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/15985 E., 2007/991 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Şubat 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
365 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30.01.2006 gününde verilen dilekçe ile meraya müdahalenin meni istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; mahkemenin yetkisiz ve görevsizliğine dair verilen 18.07.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mera niteliğindeki taşınmaza yararlanma hakkının belirlenmesi suretiyle elatmanın önlenmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülen dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede kadastro çalışmaları yapılarak o taşınmaz mallar için kadastro tutanağı düzenlendiğinden söz edilerek görevsizlik kararı verilmiştir.
Hükmü davacı köy tüzel kişiliği temyiz etmiştir.
Gerçekten Kadastro Mahkemelerinin zaman bakımından görev ve yetkisini düzenleyen 26. maddesi (C) bendi hükmünce Mahalli Hukuk Mahkemelerinde görülmekte iken, henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin dava hakkında kadastro tutanağı düzenlenmişse, Mahalli Hukuku Mahkemelerinin görevsizlik kararı vererek dava dosyasını kadastro mahkemesine devretmesi ve davanın kadastro mahkemesinde görülmesi gerekir.
Somut olayda ise, sorulması üzerine Kadastro Müdürlüğü mahkemeye kadastro ekiplerince düzenlenen 162 ada 195, 196, 197, 201, 202, 203, 204 ve 235 parsellere ait tapulama tutanaklarını göndermiş, mahkemece de bu tutanakların dava konusu yere ait olduğu kanaati ile görevsizlik kararı verilmiştir.
Ne var ki; incelenen kadastro tutanaklarından o taşınmaz malların mera olarak sınırlandırılmadığı, gerçek kişiler veya Hazine adına ham toprak niteliği ile tespitlerinin yapıldığı anlaşılmaktadır. Esasen Kadastro Müdürlüğü de tutanağı düzenlenen taşınmazların mahalli mahkemede dava konusu yapıldığını şerh etmemiştir. Böyle olunca; sadece Kadastro Müdürlüğünden gönderilen tutanaklara bakılarak bu tutanakların eldeki dava konusu taşınmazlara ait olduğunun kabulü ile görevsizlik kararı verilmesi hem taraflar arasındaki uyuşmazlığın niteliğine ve hem de 3402 sayılı Kadastro Kanununun 25, 26, ve 27. maddelerine uygun düşmemiştir.
Mahkemece yapılması gereken iş; Kadastro Müdürlüğü’nden çekişmeli mahalle ilişkin kadastro paftasını getirtmek, yerinde keşif yapılarak Kadastro Müdürlüğünün gönderdiği tutanaklar ve haritasının eldeki dava konusuna ait olup olmadığını belirlemek, bundan ayrı Kadastro Müdürlüğünce gönderilen tutanaklarla ilgili başkaca ne gibi işlem yapıldığını saptamak, görev hususunu bu araştırma sonucuna göre düşünmek, gerekirse çekişmenin esası hakkında hüküm kurmak olmalıdır.
Bütün bu yönler bir yana bırakılarak eksik araştırma ve incelemeyle görevsizlik kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/15985, K. 2007/991, 8 Şubat 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama