KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/229 E., 2006/687 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Şubat 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
269 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 12.12.2003 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 30.3.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanununun 715.madde kapsamında kalan Devletin Hüküm ve Tasarrufu altındaki yere davalının elattığından bahisle meni müdahale ve kal istemiyle açılmıştır. Mahkemece dava kabul edilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davada ... hasım gösterilmiştir. 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 35.maddesinde yönetimin görevleri belirlenmiş, genel olarak yönetim anagayrimenkulün genel yönetim işlerinin yürütülmesi ile görevlendirilmiştir. Başka bir anlatımla, yönetici yönetim planında aksine bir hüküm olmadıkça bu maddede belirtilen görevleri yerine getirmekle görevlidir.
Anılan yasanın 38.maddesi gereğince kat maliklerine karşı tıpkı vekil gibi sorumlu olan yönetici 40.madde hükmüne göre kural olarak vekilin haklarına sahiptir. Bundan dolayı Borçlar Kanununun 388.maddesi hükmü gereği özel bir yetki almadan dava açamıyacağı gibi, hakkında da dava açılamaz. Hakkında açılabilecek davalar, 35.maddede sayılan görevleri sebebiyle bu görevleri yerine getirirken yapacağı iş ve işlemlerle sınırlıdır.
Dolayısı ile somut olayda site yönetiminin aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır. Eldeki davanın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yere doğrudan elatanlara yöneltilmesi gerekeceğinden site yönetimi aleyhine açılan dava husumet noktasından reddolunmalıdır.
Bu yönün gözetilmemesi doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmaza ./.. 2006/229-687 -2- davalı site yönetiminin elattığı duraksamaksızın saptanmadan istemin yazılı olduğu gibi kabulü de doğru değildir. Karar açıklanan bu nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/229, K. 2006/687, 1 Şubat 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama