KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/2330 E., 2006/3530 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Mart 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
303 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 4.6.2004 gününde verilen dilekçe ile düzenleme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemi ile 4.6.2004 tarihinde Sulh Hukuk Mahkemesinde açılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, hükmü davalı vekili temyiz etmiştir.
Davada 13.8.1976 günlü biçimine uygun düzenlenmiş gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Gerçekten, bu sözleşmede satımı vaad edilen dava konusu taşınmazların 5.000 TL değerinde olduğu yazılıdır. Az yukarıda söylendiği üzere dava 4.6.2004 tarihinde açılmış, mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir.
492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesince “müdahalenin men’i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak” harç alınır. Mahkemelerin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise görevli mahkemenin tespitinde davanın açıldığı gündeki değerin esas tutulması gerekir.
Diğer yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran Sulh Mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Böyle olunca mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenerek görevli mahkemeyi tayin etmek gerekir. Yüksek Hukuk Genel Kurulu’nun 29.3.2006 gün ve 2006/14-91-115 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Kamu düzeninden olan görev hususu araştırılmadan işin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamış hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/2330, K. 2006/3530, 27 Mart 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama