Davacı, taraf köylerin Tembel Sütlüğü otlakiyesindeki kullanım haklarını düzenleyen 1268 tarihli sulhnamenin düzenlediği tarihten bu yana geçen süreçte tarafların otlakiyeye olan gereksinimlerinin değiştiğini, sulhnamenin hukuken ve fiilen geçirsiz olduğunu belirterek Mera Kanununun çerçevesinde inceleme yapılarak müşterek kullanım esaslarının yeniden belirlenmesini ve sulhnamenin iptali isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, 4342 sayılı Kanunun yürürlüğünden sonra meraların kullanım esaslarının tespit ve tahsisine dair davaların adli yargıda açılamayacağı, bu hususun tespitinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığının görevinde bulunduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Yerel mahkeme kararı ve dayandığı gerekçeler, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun olduğu gibi özellikle 4342 sayılı kanunun 1.maddesi.
"Bu kanunun amacı; daha önce çeşitli kanunlarla tahsis edilmiş veya kadimden beri kullanılmakta olan mera, yaylak, kışlak ve kamuya ait otlak ve çayırların tespiti, tahdidi ile köy veya belediye tüzel kişilikleri adına tahsislerinin yapılmasını, belirlenecek kurallara uygun şekilde kullandırılmasını bakım ve ıslahının yapılarak verimliliklerinin artırılmasını ve sürdürülmesini, kullanımlarının sürekli olarak denetlenmesini, korunmasını ve gerektiğinde kullanım amacının değiştirilmesini sağlamaktır." hükmünü içermektedir.
Aynı yasanın 4.maddesinin 2.fıkrasında da. "Komisyonun henüz göreve başlamadığı yerlerde, evvelce çeşitli kanunlar uyarınca yapılmış olan tahsislere ve teessüs etmiş teamüllere göre; mera, yaylak ve kışlakların köy veya belediye halkı tarafından kullanılmasına devam olunur" denmektedir. Aynı yasanın 6.maddenin 1. fıkrasında ise; mera, yaylak ve kışlakların tespit, tahdit ve tahsisinin ne şekilde ve kim tarafından yapılacağına dair hükümler bulunmaktadır.
Dava konusu otlakiyenin bulunduğu yerde mera komisyon çalışmaları başlamadığından, yargı kararı ile saptanan 1268 tarihli sulhnamedeki kullanım durumunun devamı gerekli olup, bu aşamada yargısal müdahalenin olanaklı bulunmamasına göre yerinde olmayan temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 450.00 YTL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 13.6.2006 tarihinde oybirliği ile karar verildi.