KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/4456 E., 2006/5782 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
273 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 15.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapuda isim tashihi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 15.09.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, alınan yetkiye dayanılarak tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin nüfus bilgilerine uygun hale getirilmesi istemiyle açılmıştır. Mahkemece, dava konusu taşınmaz 2510 sayılı Yasa uyarınca tahsisen tescil edildiğinden tahsisen tescil yoluyla sicil oluşturulurken yapılan yanlışlıkların giderilmesi de idari yargı yerinden istenebileceğinden dava dilekçesinin görev noktasından reddine karar verilmiş hükmü davacı Köy Tüzel Kişiliği temyiz etmiştir.
Gerçekten, taşınmazların kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet veya diğer hak sahiplerinin isim, soyismi, baba adı ve doğum tarihi gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Öncelikle belirtilmelidir ki Türk Medeni Kanunun 1007.nci maddesi hükmünce tapu sicilinin doğru tutulmasından devlet sorumludur. Üstelik tapu sicilinin düzgün tutulması kamu düzeniyle ilgilidir.
Türk Medeni Kanununun 1007.nci maddesinde tapu sicilindeki yanlışlığın ancak mahkeme kararıyla düzeltilebileceği hükme bağlandığından ilgililerin yazılı rızaları olmadıkça ve düzeltilecek husus tüzük kurallarının basit yanlışlık olarak nitelendirdiği yönlerden bulunmadıkça tapu memuru sicilde düzeltme yapamaz.
Yasanın yukarıda sözü edilen hükmü düzeltmenin ancak mahkeme kararıyla yapılacağını öngörmüş ve bu konuda yasada kaydın niteliğine göre bir ayrım yapılmadığından mahkemece istemin esasının incelenerek sonucu doğrultusunda hüküm kurulması yerine yazılı bazı gerekçelerle davanın görev noktasından reddine karar verilmesi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/4456, K. 2006/5782, 22 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama