KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/4599 E., 2006/5746 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
272 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 19.09.2003 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 16.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Mahkemece biçimine uygun düzenlenen 28.8.1998 günlü satış vaadi sözleşmesine değer tanınarak istem kabul edilmiş hükmü davalılardan Hazine vekili temyiz etmiştir.
Gerçekten, dava konusu yer 2510 sayılı yasa hükümlerine göre Hazine adına tapuda kayıtlı iken davalı gerçek kişilere paylar oranında tahsis edilmiştir. Ancak kaydında yasanın 30. maddesinin öngördüğü kısıtlama şerhi bulunmaktadır. Dosyada yeralan bilgilerden daha sonra 10 numaralı mesken tahsisinin kısıtlama süresi içersinde satışı sebebiyle Mahalli İskan Komisyonu Kararı ile iptal edildiği görülmektedir.
Yararlarına tahsis yapılan davalılar ...,....ve .....tarafından tahsisin iptaline dair komisyon kararının iptaline dair bir dava açıldığı iddia edilmemiştir. Davacı ... tarafından açılan ve İdari Mahkemesinde görülen dava ise taşınmazdan tahliyenin sağlanmasına yönelik işlemin iptaline dairdir. Esasen davacının tahsis işleminin iptal kararının tarafı olmadığı için idari yargı yerinde dava açması düşünülemez.
Başka bir anlatımla hak sahibi davalılar tarafından tahsisin iptali kararına karşı idari yargı yerinde dava açılmadığından Mahalli İskan Komisyonunun 19.9.2002 günlü hak sahipliğinin iptali kararı kesinleşmiştir. Dolayısıyla davacının dayandığı 28.8.1998 günlü satış vaadi sözleşmesinin bir dayanağı kalmamış bulunmaktadır.
Böyle olunca mahkemece dayanağı kalmayan davanın reddi yerine tahsisin iptali kararının kesinleştiği olgusu gözden kaçırılarak talebin hüküm altına alınması doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/4599, K. 2006/5746, 22 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama