KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/5154 E., 2006/7087 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
309 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalı aleyhine 25.10.2004 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi ve kal istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 11.11.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı ... , paydaşı olduğu 1491 parsel numaralı taşınmaza ahır yapmak suretiyle elatan davalının müdahalesinin önlenmesi ve binanın kal'i isteğinde bulunmuştur. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir. Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve kal isteğine ilişkindir. Dava konusu 1491 parsel numaralı taşınmaz davacının murisi ... ve müşterekleri adına kayıtlıdır. Malik ... ise 1987 yılında ölmüş, geriye davacı eşi ... ile çocukları ..., ..., ..., ..., ... ve ...'ı bırakmıştır. Tapu maliki (paydaş) ...'in payı belirtilen nedenle elbirliği mülkiyet rejimine tabidir.
Elbirliği halinde mülkiyette mirasçılar arasında ortaklık bağı vardır. Bu kişiler mirasçı sıfatı ile bir mala veya hakka birlikte malik olmak durumundadırlar. Türk Medeni Kanunu'nun 701-703 maddeleri uyarınca bu tür mülkiyetin "ortaklığın" tüzel kişiliği yoktur. Bu anlatımın doğal sonucu olarak da mülkiyet bütünüyle ortakların tümüne aittir. Elbirliği mülkiyetinde malikler mülkiyet payını ayırmadığından eşya üzerinde paydaş değil ortaktır.
Yine bu tür mülkiyette işin özelliği ortaklar arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. Şayet davalı olacaklarsa davanın ortakların tümü aleyhine açılması gerekir.
Türk Medeni Kanunumuzda bir ortağın tek başına dava açabileceği, ne varki, açtığı bu davanın devam edebilmesi için öteki ortakların açılan bu davaya olur vermeleri ya da davanın miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile sürdürülebileceği kural olarak benimsendiğinden ve dava ehliyetinin varlığı mahkemece re'sen araştırılması gereken hususlar arasında bulunduğundan davaya katılmayan ortakların olurları alınmaksızın veya Türk Medeni Kanununun 640.maddesi uyarınca miras şirketine atanacak temsilci aracılığı ile davanın sürdürülebileceği gözardı edilerek çekişmenin esasının incelenip dava kabul edildiğinden karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/5154, K. 2006/7087, 20 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama