KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/5187 E., 2006/5829 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
304 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 14.06.2005 gününde verilen dilekçe ile meraya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 23.12.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı Hazine, 2863 parsel numaralı mera parseline elatan davalının müdahalesinin önlenmesi ve 11.967.80.YTL. eski hale getirme bedelinin tahsili isteğinde bulunmuştur. Davalı, taşınmazı kullanmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, meraya elatmanın önlenmesi ve eski hale getirme bedelinin tahsili isteğine ilişkindir. Dava konusu 2863 parsel numaralı taşınmazın mera olduğu sabit olup bu husus çekişmesizdir. Mahkemece, toplanan kanıtlar, mahallinde keşif, yerel bilirkişi ve tanık beyanları doğrultusunda, iddianın kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş olup, usul ve yasaya aykırıdır.
Şöyle ki; mahkemece yapılan keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tanıkların meranın davalı tarafından kullanıldığı yönünde bir beyanları bulunmamakta ise de, davadan önce yapılan tespit ile ilgili keşifte dinlenen mahalli bilirkişi, dava konusu yerin, ... Bala ve arkadaşları tarafından kullandığını belirtmiştir. Dosya içeriğine göre adı geçen ... Bala ile davalı ... aynı kişidir. Mahkemece, her iki bilirkişi beyanları arasındaki çelişki giderilmeksizin hüküm kurulmuştur.
Yine, meraya tecavüz iddiası ile yapılan şikayet nedeniyle davalı hakkında men kararı bulunduğu belirtilmiş olup bu hususta araştırılmamıştır. O halde mahkemece yapılması gereken iş. 2005/37 D.İş sayılı dosyada dinlenen yerel bilirkişi ile eldeki davada yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişinin beyanları arasındaki çelişkiyi gidererek varsa idari işlem dosyası da getirtildikten sonra oluşacak sonuca göre bir karar vermek olmalıdır.
Belirtilen bu hususlar gözetilmeksizin eksik araştırma ve inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/5187, K. 2006/5829, 23 Mayıs 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama