KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/6098 E., 2006/7371 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
594 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 24.10.1998 - 11.03.2002 gününde verilen dilekçeler ile tapu iptali ve eski halin iadesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 18.10.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı ... ve davalı ... mirasçıları vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, dava konusu 7 pafta 245 parsel sayılı taşınmaz üzerinde evi olması nedeniyle kendisine 2981/3290 Sayılı Kanunlar uyarınca tapu tahsis belgesi verildiğini, ancak bölgede yapılan imar uygulaması sonucu, kendisine tahsis edilen taşınmazın 3.kişiler adına tescil edildiğini, İdare Mahkemesinde açtığı dava sonunda dava konusu yerde yapılan şuyulandırma işleminin iptal edildiğini ve kesinleştiğini iddia ederek, 245 sayılı parsel üzerinde oluşturulan imar parsellerine ait tapuların iptali ile 245 parsel sayılı tapu kaydının ihyasına karar verilmesini istemiş, yerel mahkeme davalı ...
Belediyesi tarafından dava konusu 7 pafta, 245 parsel numaralı taşınmaz üzerinde şuyulandırma suretiyle oluşturulan tapu kayıtlarının iptaline ve 7 pafta, 245 parsel nolu tapu kaydının şuyulandırmadan önceki duruma dönüştürülerek davacı adına tesciline karar verilmiş ve bu karar Dairemizce; davacıya iptalini istediği dava konusu imar parsellerinin tapuda maliki gözüken kişiler hakkında harcını vererek usulüne uygun dava açması için mehil verilmesi,
bu gereklilik yerine getirilip taraf teşkili sağlandıktan sonra işin esasına girilerek ve bundan sonra ulaşılacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği ve ayrıca davacının tescil talebi bulunmadığı halde mahkemece talep aşılarak tescil kararı verilmesinin doğru olmadığı gerekçeleriyle bozulmuş, bozmaya uyulmuş ve bozma doğrultusunda işlem yapılarak, imar uygulaması sonucu imar parsellerinin iptali suretiyle mülkiyet oluşumunun ihyasına ve kaydın eski hale getirilmesine karar verilmiştir.
Hüküm, davalı ... vekili ile davalı Şahin
Ülker mirasçıları vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Toplanan delillere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Dava, şuyulandırma sonucu oluşan imar parsellerinin iptali suretiyle şuyulandırmadan önceki tapu kaydına geri dönülmesi isteğine ilişkin olup, Yargıtay bozma kararı doğrultusunda hüküm kurulmuştur. Ne var ki, Dairemizin 18.12.2000 tarih 2000/6075 - 8563 numaralı bozma ilamında belirtilen hususlar yerel mahkemece gereği gibi yerine getirilmemiştir. Şöyle ki;
Dava konusu 7 pafta 245 parsel sayılı taşınmaza ilişkin olarak, 18.12.1992 tarihinde 3194 Sayılı Kanunun 18. ve 2981 Sayılı Kanunun 10/c maddesini değiştiren 3290 Sayılı Kanunun 4.maddesine göre yapılan şuyulandırma sonunda 2569 ada 1 ve 2 sayılı parsellerle, 2570 ada 1, 2, 3, 9, 10, 13, 12, 11 sayılı imar parsellerinin oluştuğu bozma ilamında belirtilmiştir. Aslında bu belirleme Tapu Sicil Müdürlüğünün 13.10.1998 tarih 727 sayılı yazısı ile örtüşmektedir.
Davacı tarafından Yargıtay bozma ilamı kararı doğrultusunda işlem yapılarak 2570 ada 1, 2, 3, 8, 9, 10, 13, 12, 11 parsel malikleri hakkında açılan 2002/282 esas nolu tapu iptali tescil davası eldeki dava ile birleştirilmiştir. Ancak gerek bozma ilamında ve gerekse Tapu Sicil Müdürlüğünün cevabi yazısında şuyulandırma sonucu oluştuğu bildirilen 2569 ada 1 parsel sayılı taşınmazın maliki ...'a dava yöneltilmediği gibi, şuyulandırma sonucu oluşan parseller arasında yer almayan 2570 ada 8 parsel maliki ...'in mirasçılarına da husumet yöneltilerek haklarındaki davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Ayrıca, hüküm fıkrasında HUMK'nun 388.maddesi, karar altına alınan hususların tümünün hiçbir tereddüte meydan vermeyecek biçimde açık seçik ve tek tek gösterilmesini amir olduğundan, iptaline karar verilen tapu kayıtlarının hüküm fıkrasında tek tek sayılması gerekirken genel bir ifade ile "imar uygulaması sonucu imar parsellerin iptali suretiyle mülkiyet durumunun ihyazına ve kaydın eski hale getirilmesine" şeklinde karar verilmesi de doğru değildir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/6098, K. 2006/7371, 26 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama