KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/6179 E., 2006/7276 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Haziran 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
455 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 2.5.1999 gününde verilen dilekçe ile tersimat hatasının düzeltilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.12.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı 281 ve 282 parsel sayılı taşınmazlar arasında hatalı tersimat yapıldığını ileri sürerek bu hatanın düzeltilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuş, mahkemece 3402 sayılı Yasanın 41. maddesine göre mülkiyet nakli oluşacağından düzeltme yapılamayacağı, uyuşmazlığın tapu iptali tescil hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği belirtilerek davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespiti sırasında tersimat hatası yapıldığı iddiasıyla bu hatanın düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi “Kadastroları kesinleşmiş taşınmaz mallarda, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında kalan ölçü, tersimat ve hesaplamalardan doğan fenni hatalar, ilgilinin müraacatı veya Kadastro Müdürlüğünce resen düzeltilir.” şeklinde iken 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 sayılı yasanın 9. maddesi ile,
“Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan doğan hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.” şeklinde değiştirilmiş böylece, açıklanan teknik hataların düzeltilmesinde vasıf ve mülkiyet değişikliğini engelleyen ifadeler madde metninden çıkartılmıştır.
Ancak, buradaki mülkiyet değişikliğinden, orijinal ölçü değerleri ile zemin uyumlu hale getirilmesi amaçlanmakta olup, tapu iptali ve tescil yolu ile çözümlenecek nitelikte olan kadastro tespitine dayalı istemleri bu madde kapsamında değerlendirilmemiştir.
Bir başka anlatımla, kadastro çalışmaları sırasında zemindeki mülkiyet sınırlarını oluşturan ölçü değerlerinin paftaya doğru aktarımı söz konusu ancak, bu ölçümün hatalı olduğu iddiası var ise bu durum düzeltme işlemine değil, tapu iptali ve tescil davasına konu olacaktır.
Somut olayda; taraf taşınmazları arasında tersimat hatasının bulunduğu saptanmıştır. 41. maddedeki yasal değişiklik sonucu somut olaydaki gibi mülkiyet aktarımına yol açabilecek hataların yukarıda açıklanan ilkeler uyarınca düzeltilmesi olanağı bulunmaktadır. Mahkemece yasal değişiklik gözetilmeden uyuşmazlığın tapu iptali tescil hükümlerine göre çözümlenmesi yerinde değildir.
Kaldı ki; kadastro tespitinden sonra 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık hak düşürücü süre de geçmiştir. Bu nedenle tapu iptali tescil hükümlerine göre uyuşmazlığın sonuçlandırılması olanağı yoktur. Davacı yanca Kadastro Müdürlüğüne yeniden müracaatla varsa bir tersimat hatasının düzeltilmesi istenebilecek iken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir, karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/6179, K. 2006/7276, 22 Haziran 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama