KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/9003 E., 2006/10558 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
286 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 17.06.1994 gününde verilen dilekçe ile yaylaya vaki müdahalenin men'i istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen kabulüne dair verilen 16.03.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı köy vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Uyuşmazlık, yaylaya haksız elatmanın önlenmesi ve ecrimisil tahsili istemlerine ilişkindir.
Dava konusu taşınmaz Değirmenli Köyü sınırları içinde bulunmaktadır. Bu köyde kadastro çalışmaları yapıldığı aynı köye ait başka bir parsel için düzenlenen tutanaktan anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kadastro Kanunun 27.maddesi hükmünce mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte mahalli Hukuk Mahkemelerinin görevi sona erer ve davalara ait dosyaların re'sen Kadastro Mahkemesine devredilmesi gerekir. Başka bir anlatımla, gerçekten taşınmazın bulunduğu Değirmenli Köyünde kadastro çalışması yapılarak dava konusu taşınmazın kadastro tutanağı düzünlenmiş ise de, davayı görmeye Asliye Hukuk Mahkemesi değil Kadastro Mahkemesi görevli olacağından re'sen gözetilmesi gereken bu husus nedeniyle gerekli inceleme ve araştırma yapılmalıdır.
Mahkemece yapılması gereken iş, dosyada mevcut krokiyi Kadastro Müdürlüğüne göndermek ve dava konusu taşınmazın tutanağının düzenlenip düzenlenmediğini Kadastro Müdürlüğünden sormak, tutanak düzenlenmiş ise Asliye Hukuk Mahkemesinin görevi sona ereceğinden dava dosyasını Kadastro Mahkemesine devretmek olmalıdır. Görev konusu kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece öncelikle açıklanan yönlerin üzerinde durulması davanın esası hakkında bundan sonra hüküm kurulması gerekirken değinilen yönlerin gözardı edilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/9003, K. 2006/10558, 9 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama