İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2006/9031 K.2007/415

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.06.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 13.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak…

Esas2006/9031Karar2007/415Tarih23 Ocak 2007Okuma5 dk · 998 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/9031 E., 2007/415 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Ocak 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

998 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacılar vekili tarafından, davalılar aleyhine 08.06.2000 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın reddine dair verilen 13.04.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davacılar vekili tarafından istenilmekle, tayin olunan 19.12.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı ... ile karşı taraftan davalılar vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Dava, arsa payı devri inşaat yapım sözleşmesi uyarınca yükleniciye bırakılan bağımsız bölümlerin temliki suretiyle kazanılan şahsi hakka dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri taraflarına, karşılıklı hak ve borçlar yükler. Öncelikle, üzerine inşaat yapılacak arsayı yükleniciye teslim etmesi gereken arsa sahibi, yüklenicinin karşı edimini yerine getirmesinden sonra da yükleniciye sözleşmeye uygun arsa veya kurulmuşsa kat irtifakı tapusunu devretmekle yükümlüdür. Yüklenicinin temel borcu ise, eseri (binayı) meydana getirmektir. Bir bina inşasından amaç, o yapının sözleşmeye, fen kurallarına ve amacına uygun imal edilmesidir. İşte, yüklenici bu nitelikleri taşıyan bir bina meydana getirmişse, sözleşmede aksine hüküm bulunmayan hallerde yapının arsa sahibine tesliminde, sözleşmede ayrık hüküm varsa teslimden önce ve ancak sözleşmede koşullarına uygun oranda arsa payı veya bağımsız bölümün tescilini isteyebilir.

Arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesinin tarafı olan yüklenici yukarıdan beri sayılan edimleri yerine getirdiğinde arsa sahibine karşı kazandığı kişisel hak sebebiyle varsa payı veya bağımsız bölüm tapusunun devrini ondan isteyebileceği gibi Borçlar Kanununun 162 ve devamı maddelerine dayanarak kişisel hakkını arsa sahibinin onamı gerekmeksizin üçüncü kişilere yazılı olmak koşuluyla devir ve temlik edebilir. Yüklenicinin kişisel hakkını temellük eden üçüncü kişi de bu hakkı yüklenicinin halefi olarak arsa sahibine karşı ileri sürebilme olanağına sahiptir.

Açıklamalar ışığında somut olaya gelince; davalı yükleniciler ... , ... , ... ve ... ile arsa maliki ... Oto Sanayicileri Küçük Sanayi Sitesi Yapı Kooperatifi (...) arasında 21.10.1997 tarihinde düzenlenen arsa payı devri karşılığı inşaat yapım sözleşmesi düzenlenmiştir.

Anılan sözleşme uyarınca 7869 parsel numaralı taşınmazda inşa edilecek binadaki yükleniciler payına düşen 9, 45, 134 ve 135 numaralı dükkanlar yüklenicilerden ... ve ... ile ... arasında düzenlenen 20.12.1999 tarih 95631 yevmiye nolu, 138, 139, 140, 141 ve 142 numaralı dükkanlarda, yine aynı yükleniciler ile ... arasında 20.12.1999 tarihinde düzenlenen 95630 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile ... ve ... 'e satılmıştır. ... bu şahsi hakkını 06.11.2001 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile ... ve ...'ya, ... 'de 05.09.2001 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile ...

Armutlu'ya devir etmişlerdir.

Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen 30.04.2004 tarihli karar, Dairemizin 03.02.2005 tarih 2004/6226 - 2005/496 Karar sayılı ilamı ile özetle; 21.10.1997 tarihli eser sözleşmesinde yüklenici olarak yer alan ..., ..., ... ve ... arasındaki hukuki ilişkinin adi ortaklık ilişkisi olduğu, adi ortaklığı alışa karşı sadece davada yer alan yükleniciler ... ve ...'in temsil edeceğinin de kanıtlanamadığından tüm ortakların davada taraf olması gerektiği belirtilerek, bu aşamada hükmü temyiz eden ve müdahale talep eden ... ile ...'in istemleri ise, nihai kararlara karşı davanın taraflarının temyiz hakları bulunduğundan temyiz istemlerinin reddine karar verilerek bozulmuştur.

Bozma kararından sonra ... ve ... aleyhine açılan dava eldeki dava ile birleştirilmiş, bozma kararı gereğide böylece yerine getirilmiştir.

Mahkeme, yapılan yargılama sonucunda; adi ortaklığı dört ortağın birlikte temsil ettiği, ortaklığa ait malların Medeni Kanun hükümlerine göre elbirliği halinde mülkiyet rejimine tabi olduğu ve bu nedenle yüklenicilerden sadece ... ve ... tarafından yapılan satış vaadi sözleşmesinin geçersiz, bu nedenle de ifa olanağı bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.

Hüküm, davacılar tarafından temyiz edilmiştir.

Davacıların, tescil isteğinin dayanağı olan ve yüklenicilerden ... ve ...'in taraf olduğu satış vaadi sözleşmeleri Noter'de usulüne uygun olarak düzenlenmiş olup geçerlidir. Dosyaya gelen tapu kaydına göre de, 20.01.2004 tarihinde kurulan kat mülkiyeti uyarınca dava konusu dükkanlar arsa maliki ... adına kayıtlıdır.

Olayda; çözümlenmesi gereken sorun, bozma kararımızda da değinildiği üzere aralarında adi ortaklık ilişkisi bulunan yüklenicilerden ikisinin üçüncü kişilerle yaptığı sözleşmenin ortaklığı bağlayıp bağlamayacağı,

Adi şirket ile ilgili düzenlemeler Borçlar Kanununun 520 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Yasanın 533.maddesi, "şeriklerin üçüncü şahıslara karşı münasebeti I-Temsile" başlığını taşımakta olup "şirket hesabına ve kendi namına bir üçüncü şahıs ile muameleye girişen şerik, bu üçüncü şahsa karşı yalnız kendisi alacaklı ve borçlu olur. Şirket veya bütün şerikler namına üçüncü bir şahıs ile şeriklerden biri muameleye giriştiği halde diğer şerikler ancak temsil hakkındaki hükümlere tevfikan üçüncü şahsın alacaklı veya borçlusu olurlar. Kendisine idare vazifesi tahmil edilen şerik şirketi ve bütün şerikleri üçüncü şahıslara karşı temsil etme hakkına haiz sayılır." şeklindedir.

Dosyada toplanan kanıtlar ile; yüklenicilerin davacılar dışındaki tüm işlemlerinde dört ortağın birlikte hareket ettiği ve aksinin de yükleniciler tarafından iddia edilmediği gibi satış vaadinde bulunan yüklenicilerin şirketi temsile yetkili bulunmadıkları da sabittir. Temlikin dayanağı olan 20.12.1999 tarihli satış vaadi sözleşmeleri incelendiğinde de, satış vaadinin şirketi veya tüm ortakları temsilen onların nam ve hesabına yapılmadığı anlaşılmaktadır.

Belirtilen nedenle uyuşmazlık az yukarıda içeriği belirten 533.maddenin 1.cümlesi kapsamında şirket hesabına ve kendi namına bir üçüncü şahıs ile muameleye girişen yükleniciler ... ve ...'in davacılara karşı yalnız kendilerinin alacaklı ve borçlu olduğu kabul edilmelidir. Burada hemen belirtilmelidirki, bu husus davanın derhal reddini gerektirmez.

Satış vaadinde bulunanlar dava açıldıktan sonra 19.03.2001 tarihinde düzenlenen satış vaadi sözleşmesi ile eser sözleşmesi ile yüklenicilere intikali gereken bağımsız bölümlerdeki hak ve hisselerini diğer yükleniciler ... ve ...'e devir etmiş iseler de, bu devir muvazaalı temlik niteliğinde olup bir tasfiye olarak da nitelendirilemez.

Dava konusu taşınmaza ilişkin tapu kaydına göre kat mülkiyeti 20.01.2004 tarihinde kurulmuş olup, eserin tamamlanmış olduğu anlaşılmaktadır. Ortaklığın sona ermesi nedenlerini düzenleyen Borçlar Kanununun 535.maddesinin 1.fıkrasının 1.bendinde, ortaklık sözleşmesiyle güdülen amacın elde edilmesiyle ortaklığın tasfiyeye gireceği hüküm altına alınmıştır.

Belirtilen nedenle mahkemece, işin bitimi nedeniyle tasfiye hükümlerinin uygulanacağı gözetilerek, bu hususta uzman kişilerden oluşan bilirkişi heyetinden alınacak rapor ile tasfiye sonucu dava konusu bağımsız bölümlerin satış vaadinde bulunan ... ve ...'e isabet etmesi halinde, 9 ve 45 numaralı bağımsız bölümlerin dava dışı kişilere temlikide irdelenmek suretiyle istemin hüküm altına alınması, aksi halde ve istemin sadece tescile ilişkin olduğu da gözetilerek davanın reddine karar vermek olmalıdır.

Mahkemece, tüm bu hususlar gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm verilmiş olduğundan karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının yatıranlara geri verilmesine, 23.01.2007 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/9031, K. 2007/415, 23 Ocak 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/9031
Karar No
2007/415
Tarih
23 Ocak 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/9053 K.2007/325
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/9067 K.2007/565
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/9069 K.2007/680
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/9072 K.2007/681
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/9121 K.2007/285
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2006/9168 K.2007/299

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.