KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/9163 E., 2006/12063 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Ekim 2006
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
347 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 6.2.2006 gününde verilen dilekçe ile tapu kaydında şerhin silinmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 17.5.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, 6 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı beyanlar hanesinde davalı yararına yazılan muhdesat şerhinin terkini istemi ile açılmıştır.
Mahkemece, dava kabul edilmiş, hükmü davalı temyiz etmiştir.
Gerçekten; 6 parsel sayılı taşınmaza ait tapu kaydının beyanlar hanesinde “üzerindeki kerpiç ev Nasuhoğlu Derviş ...’e aittir.” şerhi bulunmaktadır. Bu şerh, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 19. maddesine göre yapının parsel malikinden bir başkasına ait olduğunun saptanması üzerine konulmuştur.
Türk Medeni Kanununun 1009 maddesi hükmünce konulan şerh taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine de karşı ileri sürülebilir. Ancak, şerhin konusu olan hak yıkılmak, yanmak veya herhangi bir nedenle sona ermiş ise taşınmaz mal malikinin talebi ile Türk Medeni Kanununun 1026. maddesi uyarınca terkin edilebilir.
Davacı taşınmazı sonradan satın aldığını, taşınmaz üzerine yeni bir betonarme bina yaptığını iddia ettiğinden bu iddia üzerinde durularak arsa üzerindeki binanın lehine şerh konulan Derviş ...’e mi yoksa davacıya mı ait olduğu yöntemince araştırılmalıdır. Ne var ki: mahkemece bu konuda yapılan inceleme araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır.
Mahkemece yapılması gereken iş, yerinde keşif yapılarak 6 parsel üzerindeki yapının, yapım yaşını inşaat mühendisi bilirkişiye incelettirmek, davacıdan emlak vergi beyannamesi örneklerini istemek, şayet yapı iddia edildiği gibi yeni yapılmışsa belediyedeki işlem dosyası da getirtilerek dava konusu taşınmaz üzerindeki binanın muhdesat sahibi kişi tarafından veya davacı tarafından yapıldığı duraksamasız saptanarak, sonucuna uygun bir karar vermek olmalıdır.
Dava, eksik inceleme araştırma ve inceleme ile kabul edildiğinden karar bu nedenle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/9163, K. 2006/12063, 30 Ekim 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama