KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2006/9767 E., 2006/14423 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2006
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
435 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 19.2.2002 gününde verilen dilekçe ile eski hale getirme bedelinin tahsili istenmesi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 7.6.2006 günlü hükmün Yargıtayca, duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı davacı temsilcisi tarafından normal temyiz edilmekle tayin olunan 5.12.2006 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden gelmedi. Karşı taraftan davacı Hazine vekili Av.... ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, mera olarak sınırlandırılan 65 ada 10 ve 66 ada 18, 22, 68 ada 4, 72 ada 82 parsel sayılı taşınmazlara elattıkları iddiasıyla davalılardan eski hale getirme bedelinin tahsili istemine ilişkindir.
Yerel mahkemece davanın reddine dair verilen ilk hüküm Dairemizce , özetle “.... Davalı ... miras yolu ilede olsa mera olan taşınmazlarda esasen ceza hukuku açısından suç teşkil eden eylemi sürdürerek amaç dışı kullanmak suretiyle mera vasfının bozulmasına neden olmuştur, davalının eski hale getirme bedelinden sorumlu tutulması gerekir. Davacıya davalıdan talep ettiği eski hale getirme bedeli açıklattırılarak istemin sonucuna uygun hüküm altına alınması gerekir....” gerekçesi ile bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiş; hükmü, taraflar temyiz etmişlerdir.
1- Yerel mahkemece, Dairemiz bozma ilamı doğrultusunda araştırma ve inceleme yapılarak istemin davalı yönünden hüküm altına alınması usul ve yasaya uygun bulunduğundan davalının tüm temyiz itirazları , davacı Hazinenin
ise, aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde bulunmamış ve reddi gerekmiştir.
2- Davada haklı çıkan yararına vekalet ücretine hükmedilebilmesi için, o ( haklı çıkan ) tarafın davanın başından sonuna kadar vekil tarafından temsil edilmiş olması şart değildir.Yargılamanın hangi safhasında olursa olsun taraflardan birinin kendisini Avukatla temsil ettirmesi ve avukatın yargılama ile ilgili her hangi bir işlem yapmış olması müvekkil yararına vekalet ücreti taktirini gerektirir. ( Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi, madde 5 ) Bozmadan önceki bazı oturumlara davacı Hazine vekili katılmış ve dilekçeler vermiştir.
Bu nedenle davası kabul olunan Hazine yararına vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken bu yönün göz ardı edilmesi doğru görülmemiş ve bu husus bozmayı gerektirmiş ise de; yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2006/9767, K. 2006/14423, 5 Aralık 2006 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama