KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10272 E., 2007/12641 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
370 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı tarafından, davalılar aleyhine 30.4.2004 gününde verilen dilekçe ile tersimat hatasının giderilmesi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 30.4.2004 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, çap kaydındaki tersimat hatasının düzeltilmesi istemiyle açılmıştır.
Mahkemece dava reddedilmiş, hükmü davacı temyiz etmiştir.
3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 41.maddesi “Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle geometrik durumları kesinleşmiş olan taşınmazlarda ölçü, sınırlandırma, tersimat ve hesaplamalardan ... hatalar, ilgilinin müracaatı veya kadastro müdürlüğünce re’sen düzeltilir. Düzeltme, taşınmaz malikleri ile diğer hak sahiplerine tebliğ olunur. Tebliğ tarihinden başlayan otuz gün içinde düzeltmenin kaldırılması yolunda sulh hukuk mahkemesinde dava açılmadığı takdirde, yapılan düzeltme kesinleşir.
Kadastro sırasında veya sonrasında yapılan işlemlerle kesinleşmiş olan taşınmazlarda, değişiklik işlemleri sırasında ortaya çıkan yüzölçümü farklılıklarından, kadastronun dayandığı teknik kurallarda belirtilen hata sınırları içinde kalanların re’sen düzeltilmesine kadastro müdürlükleri yetkilidir.” şeklindedir.
Kadastro müdürlüğünün resen veya ilgililerin başvurusu üzerine yapacağı düzeltme işlemlerinin ilgililere tebliğinden sonra, ilgililerin Sulh Hukuk Mahkemesine 30 gün içinde açacakları davada, düzeltme işlemi yararına olan kişi ya da kişileri hasım göstererek işlemin iptalini isteyebilir. Düzeltme işleminin kadastro müdürlüğünce resen yapıldığı durumlarda müdürlüğe karşı da dava yöneltilmelidir.
Yargılama sırasında da mahkemece, düzeltme işleminin 41. madde kapsamında, ölçü, tersimat, hesaplama veya sınırlandırma hatasının bulunup bulunmadığını, taşınmazın orijinal ölçü değerleri ile kesinleşen geometrik durumları arasında inceleme yaparak ve taşınmazların fiili kullanım durumları da gözetilerek bilirkişiler aracılığı ile saptanır ve oluşacak sonuca göre karar verilir
Somut olayda ise, dava konusu 15 ve 16 parsel sayılı taşınmazların aplikasyon korkilerinde hata yapıldığı taşınmazların hatalı tersim edildiği ileri sürülmektedir. Az yukarıda değindiğimiz 41.madde hükmü uyarınca bu hatanın düzeltilmesi isteminin Kadastro Müdürlüğüne yöneltilmesi gerekir.
Mahkemece açıklanan bu olgu ve HUMK.nun 7. maddesi hükmü gözetilerek idari makamın görevine giren bir iş kendisine arz olunduğundan davanın yargı yeri nedeniyle reddi yerine, hatanın imar uygulamasından kaynaklandığı ve bu nedenle Belediye tarafından düzeltilmesi gerektiği gerekçesiyle reddi doğru değildir. Ancak, verilen hüküm sonucu itibariyle doğru olduğundan hükmün gerekçesi açıklandığı şekilde HUMK.nun 438/son maddesi uyarınca değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/10272, K. 2007/12641, 25 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama