KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/10871 E., 2007/12556 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 25 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
1.035 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 07.09.2005 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali tescil, geçit istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kısmen reddine-kısmen kabulüne dair verilen 07.06.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ile davalı ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, Türk Medeni Kanun'un 725. maddesine dayalı ... yapı nedeni ile temliken tescil ve Türk Medeni Kanun'un 747. maddesine dayalı geçit ... istemlerine ilişkindir.
Davalılardan ..., ... ve ... davayı kabul ettiklerini beyan etmişler, davalı ... davanın reddini istemiştir.
Mahkemece ... yapı nedeni ile temliken tescil isteminin kabulüne karar verilmiş, zorunlu geçit ... istemi rededilmiş, Medeni Kanun'un 748. maddesi gereğince davacı yan lehine 3129 nolu taşınmazın A ile gösterilen 41.03 m2' lik bölümü üzerinde, yine aynı parsel üzerinde bulunan F3 ile gösterilen foseptik çukurunun temizlenmesi için vidanjör veya başka bir araç geçirmek üzere Türk Medeni Kanun'un 748. maddesi kapsamında geçit ... tesisine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili ile davalılardan ... vekili temyiz etmiştir.
1- Yapılan yargılamaya toplanan deliller ve tüm dosya içeriğine göre davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiş, reddi gerekmiştir.
2- Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince:
Davacı vekilinin ilk isteminin dayanağı Türk Medeni Kanun'un 725. maddesidir. Gerçekten bu hüküm ile mülkiyet hakkına sınırlama getirilmiş ve bir yapının başkasına ait araziye taşırılan kısmı iyi niyetle yapılmışsa uygun bir bedel karşılığı taşan kısım için yapı sahibine temliken tescil isteme yetkisi tanınmıştır.
Bunun için:
Tapuya kayıtlı özel mülkiyete konu bir taşınmaz üzerinde, "temelli kalması amacıyla" yapılan binanın ayrılmaz parçasının yine tapuda kayıtlı üçüncü kişiye ait taşınmaza ... yapılmış olmalıdır.
... inşaat, ... yapı ile iki komşu taşınmazı fiilen birleştirmekte ekonomik bir bütünlük oluşturmaktadır. Bu özelliğinden dolayı ... yapıya dayanan temliken tescil isteği taşınmaza bağlı kişisel hak niteliğindedir. Taşılan arsa malikinin devir borcu eşyaya bağlı bir borç olduğundan inşaat maliki hakkını taşılan arsanın her malikine karşı kullanabilir. Yeni malikler de Türk Medeni Kanun'un 725.maddesinde belirtilen haklardan yararlanabilecekleri gibi borçlardan da sorumlu olur.
Bu inşaatı kendi malzemesi ile yapan kişinin, iyi niyetli olması, diğer bir anlatımla zeminin kendisine ait olduğu, ya da 5.7.1944 tarihli 12/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği gibi mülkiyetin ileride kendisine geçirileceği inancıyla hareket etmesi gereklidir.
14.2.1951 tarih 17/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, iyiniyetin ispatı ... yapı malikine ait ise de iyiniyet sav ve savunması def'i olmayıp itiraz niteliği taşıdığından ve kamu düzeni ile ilgili bulunduğundan mahkemece kendiliğinden gözönünde tutulmalıdır.
... binanın bulunduğu taşınmaz maliki veya o taşınmazda mülkiyetten başka ayni hak sahibi olup da zarar gören kimselerin, taşınmaza elatıldığını öğrendikleri tarihten itibaren 15 gün içerisinde itiraz etmeleri, yapı malikinin iyiniyetli sayılması olanağını ortadan kaldırır. İtiraz hiçbir şekle bağlı değildir. Yapının ilerlemesini, zararın büyümesini önlemek için konan bu sürenin başlangıcını objektif olarak saptamak, yapının görünebilir hale gelme tarihinden başlatmak, taşırılan taşınmaz malikinin öğrenmesine engel olan subjektif (öznel) nedenleri dikkate almamak gerekir. Aksine düşünce bu yöndeki yasa koyucunun amacını ortadan kaldırır. (subjektif koşul)
Bu tür davalarda üzerinde önemle durulması gereken diğer bir koşul da halin icabından ... inşaatın yıkılması gerekip gerekmediğinin saptanmasıdır. Uygulama ve doktrinde “durum ve koşulların haklı kılması” şeklinde ifade edilen bu şarttan inşaatın yıkılması ile inşaat sahibinin uğrayacağı zarar veya yıkılmaması halinde arsa malikinin arsasının uğrayacağı değer kaybının mukayese edilmesi anlaşılmalıdır. Bu koşulun içinde ... yapının bulunduğu arazi parçasının davacı adına tescili için, ... kısmın ana taşınmazdan ayrılarak müstakil parsel oluşacak veya davacıya ait taşınmazla birleştirilecek şekilde ifrazının mümkün olması da vardır.
İptale veya irtifak hakkına konu olacak zemin bedelinin arsa sahibine ödenmesine karar verilmeli, önceden ödenmiş bedel var ise bu miktar, ödenecek bedelden mahsup edilmelidir.
Somut olayda; 3131 parsel numaralı taşınmazın maliki davacı ..., 3129 parsel sayılı taşınmazın maliki kayınvalidesi ... ...'nun sağlığında verdiği izinle, kendi malzemesiyle 3129 parsele ... inşaatlar yaptığını (odunluk, odunluk altında bir kısmı bahçeye taşan birinci foseptik çukuru, tuvalet, ardiye, merdivenler, balkon, ikinci foseptik çukuru, ikinci foseptik çukuru ile birinci foseptik çukurunu bağlayan yeraltından geçen boru hattı) 3129 nolu parsele ... şekilde yapılan inşaatların bulunduğu arazi parçasının 3129 nolu parselden ifrazını, ifraz edilen kısmın davalılara verilecek uygun bir bedel karşılığında, davalıların murisi, kendisinin kayınvalidesi ... ... adına tapusunun iptalini ve kendisi adına tescili ile maliki bulunduğu 3131 parsel ile birleştirilmesini istemiştir.
Dosya kapsamındaki hükme dayanak yapılan 08.11.2006 günlü rapora ek kroki ve diğer bilgi ve belgelerden; davacının 3129 parsel sayılı taşınmaza taşırdığı inşaatların (odunluk, odunluk altında bir kısmı bahçeye taşan birinci foseptik çukuru, tuvalet, ardiye, merdivenler, balkon, ikinci foseptik çukuru, ikinci foseptik çukuru ile birinci foseptik çukurunu bağlayan yeraltından geçen boru hattı) temliken tescil kapsamında tanımı yapılan " YAPI " niteliğinde olduğu ve ana yapıyla ekonomik bir bütünlük oluşturduğu düşünülemez. Bu nitelikteki taşkınlıkların her zaman yıkımı sağlanarak giderilebilir. Az yukarda belirtilen ... inşaatların davacıya ait 3131 parseldeki binanın bütünleyici parçası olmadığından buna dayanılarak istemin kabulü Türk Medeni Kanun'un 725. maddesinin amacına uygun düşmez.
Diğer taraftan, Medeni Kanun'un 748. maddesi gereğince, davacı lehine krokide F3 ile gösterilen foseptik çukurunun temizlenmesi için vidanjör veya başka bir araç geçirmek üzere krokide 3129 parsel üzerinde A ile gösterilen 41.03m2 lik bölüm üzerinde geçit ... tesisi doğru olmamıştır.
Medeni Kanun'un 748. maddesinde "Taşınmaz malikinin taşınmazını işletme veya iyileştirme ya da taşınmazın üzerinde yapı yapma amacıyla komşu taşınmaza geçici olarak girme ... ile tarla yolu, hayvan sulama yolu, kış geçidi, tomruk kaydıtma yolu ve oluğu ve bunlara benzer diğer geçitler özel kanun hükümlerine tabidir. Özel kanun hükmü yoksa yerel adet uygulanır." hükmü mevcuttur.
Az yukarda belirtilen hüküm nazarı dikkate alındığında; davacının lehine Medeni Kanun'un 748. maddesi gereğince geçit hakkının kurulmasının sebebi olan F3 ile gösterilen foseptik çukurunun davacıya ait olmayan 3129 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunduğu ve yukarıda ayrıntılı bir biçimde açıklandığı üzere davacının yapmış olduğu ... inşaatların temliken tescil kapsamında tanımı yapılan "YAPI" niteliğinde bulunmadığı saptanmış olmakla; somut uyuşmazlıkda Medeni Kanun'un 748. maddesinin uygulanma olanağı yoktur.
Bu nedenle de kararın bozulması gerekmiştir.
Bütün bunlardan ayrı kabul şekline göre de; hüküm fıkrasının 7. bendinde " Red olan zorunlu geçit ... talebi açısından 250 YTL. makdu vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalı ...'na verilmesine " cümlesinde "..." yerine "..." şeklinde yazılması ve 9. bendinde "Karar kesinleştiğinde Bor Ziraat Bankasına depo edilen 2836.24 YTL. ... inşaat bedeli ve 615.45 YTL. geçit ... bedeli toplamı 3451.69 YTL nin davacıya ödenmesine" cümlesinde "davalılara" yerine "davacıya" şeklinde yazılması da doğru olmamıştır. Karar açıklanan nedenlerle bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/10871, K. 2007/12556, 25 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama