İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /14. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 14. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi E.2007/11985 K.2007/15822

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.1.2003 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin iptali ve şerhin terkini istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca…

Esas2007/11985Karar2007/15822Tarih11 Aralık 2007Okuma5 dk · 973 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/11985 E., 2007/15822 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Aralık 2007
Mahkemesi
Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

973 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 21.1.2003 gününde verilen dilekçe ile kira sözleşmesinin iptali ve şerhin terkini istenmesi üzerine bozmaya uyularak yapılan muhakeme sonunda; davanın kabulüne dair verilen 21.2.2007 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar ... ve ... vekili duruşmasız olarak ... vekili tarafından istenilmekle tayin olunan 11.12.2007 günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili ... ile karşı taraftan davacı vekili Av.... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Bilahare dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacı ...., Akbank Güneşli Şubesi kredili müşteresi olan ... Kimya A.Ş.ye 24.7.2000, 19.11.1999, 21.1.2000 tarihlerinde dövize endeksli TL kredisi ve kefalet karşılığı çekli krediler kullandırıldığını, ..., ... , ...

Nakliye A.Ş. ve Y.Tetik’inde kredi taahhütnamesini müteselsil borçlu ve kefil olarak imzaladıklarını, kredi borcunun vadesinde ödenmemesi sebebiyle 17.8.2001 tarihinde ihtarname gönderilerek 1.025.192.793.319 TL.nin ödemesinin istendiğini, kredinin kat edilmesi aşamasında borçlu şirket yetkililerinin talebi ve şifahi görüşmeler sonucu kredilerin teminatlandırılarak ödeme planına bağlanmasının istenmesi üzerine mülkiyeti bir kısım şirket ortaklarına ait olan taşınmazla ilgili olarak 31.7.2001 tarihinde ekspertiz raporu düzenlendiğini, taşınmaz üzerinde kısıtlayan herhangi bir kayıt bulunmadığının tespit edildiğini,

ipotek işlemlerinin yapılması için 14.8.2001 tarihinde Tapu Sicil Müdürlüğüne

gidildiğinde, davalı ... lehine 6.8.2001 tarihinde 20 yıl süreli ve 24.000.000 TL bedelli kira şerhinin konulduğunu gördüklerini, ancak başkaca teminat gösterilmemesi nedeniyle borcun teminatsız kalmaması amacıyla dava konusu 899 parsel numaralı taşınmaz üzerine 14.8.2001 tarihinde banka lehine 350.000,00 YTL bedelli ipotek tesis edildiğini, ipotek ile ilgili görüşmelerin yapıldığı aşamada düşük bedelli ve 20 yıl süreli olarak konulan kira şerhinin kötüniyetli ve icra takibine konu alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapılmasını engelleme amacına yönelik muvazaalı bir işlem olduğunu belirterek kira sözleşmesinin iptali ile şerhin terkini isteğinde bulunmuştur.

Davalı ... , kira sözleşmesine ilişkin şerhin 6.8.2001 tarihinde şerh edilmiş olmasına rağmen ipoteğin tesis edildiğini, Türk Medeni Kanununun 1009 ve 1020 maddeleri uyarınca tapu kütüğünü görerek işlem yapan bankanın bundan bir yıl sonra işlemin muvazaalı olduğu iddiası ile sözleşmenin iptali ve şerhin terkini isteğinin yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

Davalılar ... ve ...’te ipotek taşınmaz kira şerhi ile yükümlü iken ve davacının özgür iradesi ile tesis edildiğinden muvazaa iddiasının yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuşlardır.

Mahkemece verilen yetkisizlik kararı, 4.Hukuk Dairesinin 25.10.2004 tarihli kararı ile onanmış, karar düzeltme istemi 20.7.2005 tarihinde reddedilmiştir.

Yetkili mahkemece yapılan yargılama sonucunda, kredi sözleşmeleri uyarınca borcun doğum tarihlerinin 19.11.1999, 21.1.2000 ve 24.7.2000 olduğu, kredi borcunun teminatlandırılması için dava konusu taşınmaz ile ilgili ekspertiz raporunun düzenlendiği tarihten çok kısa bir süre sonra 6.8.2001 tarihinde kira sözleşmesinin düzenlendiği ve tapuya şerh edildiği, sözleşmenin yapıldığı tarih itibariyle 6 yıl geçmesine rağmen kira sözleşmesinin amacına uygun bir faaliyetin bulunmadığı, sözleşmenin davacı bankanın alacağının tahsilini bertaraf etmek için yapıldığı gerekçeleri ile davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalılar temyiz etmiştir.

Dava, davalılar arasında düzenlenen kira sözleşmesinin muvazaa iddiasına dayalı olarak iptali ile şerhin terkini isteğine ilişkindir.

Yukarıda da açıklandığı üzere; davacı ....; dava dışı ... Kimya A.Ş.ye verilen kredilerin süresinde ödenmemesi nedeniyle, kredi borcunun ödeme planına bağlanarak teminatlandırılması amacıyla davalılardan ... ve ... adına kayıtlı olan 899 parsel numaralı taşınmaz üzerine davacı banka yararına ipotek tesis edilmesine ilişkin işlemlerin başlatılmasından sonra ve fakat ipoteğin tesisinden önce davalılar arasında düzenlenen kira sözleşmesi ile taşınmaz üzerinde otel inşa edilmesi amacıyla 20 yıl süreli olarak davalı ...’e kiraya verildiğini, sözleşmenin tapuya şerh edildiğini, ancak bu sözleşmenin muvazaalı olduğundan iptalini ve şerhin terkinini istemiştir.

Borçlar Kanununun 18.maddesi uyarınca muvazaa, irade ile beyan arasında bilerek yaratılan uyumsuzluk şeklinde tanımlanabilir. Muvazaada taraflar üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir görünüş yaratmak için anlaşarak bazen aslında bir sözleşme yapma iradesi taşımadıkları halde görünüşte bir sözleşme yapmaktadırlar. Keza gerçek iradelerine uygun olarak yaptıkları bir sözleşmeyi iradelerine uymayan görünüşteki bir sözleşme ile gizlemektedirler. Yanlar, ister salt bir görünüş yaratmak için ister başka bir sözleşmeyi gizlemek amacıyla, sözleşme yapsınlar görünürdeki sözleşme gerçek iradelerine uymadığından, diğer sözleşmede yasal koşullara uygun olmadığından geçersizdir.

Eldeki davada, davalılar arasında düzenlenen kira sözleşmesi 6.8.2001 tarihinde noterde düzenlenmiş olup aynı tarihte tapuya şerh edilmiştir.

Bilindiği üzere, Türk Medeni Kanununun 1009 maddesinde beyanlar hanesine yazılabilecek şahsi haklar arasında kira sözleşmesinden doğan haklarda sayılmış ve maddenin 2.fıkrasında da, bu hakların şerh verilmekle o taşınmaz üzerinde sonradan kazanılan hakların sahiplerine karşı ileri sürülebileceği belirtilmiştir.

Borçlar Kanununun 255.maddesinde de, bu hükme paralel bir düzenleme ile bir taşınmazın kiraya verilmesine ilişkin sözleşmelerin tapu siciline şerh edilmesi halinde sonraki maliklerin kiracının sözleşme kapsamında taşınmazdan yararlanmalarına izin vermek mecburiyetinde bulundukları belirtilmiştir.

Bilindiği üzere ipotek, kişisel bir alacağın teminat altına alınması amacını güden bir taşınmaz değerinden alacaklının elde etmesini sağlayan sınırlı bir ayni haktır. İpotek tesisi için rehin edilecek taşınmaz maliki ile alacaklı

arasındaki anlaşmanın (rehin sözleşmesinin) Türk Medeni Kanununun 856.maddesi uyarınca tapu siciline tescil edilmesi gerekir.

Somut olayda da, ... dışındaki davalılar adına kayıtlı olan 899 parsel numaralı taşınmaz üzerine, davacı banka lehine 250.000,00 YTL miktarındaki ipotek 14.8.2001 tarihinde ve kira sözleşmesine ilişkin şerhin konulduğu 6.8.2001 tarihinden sonra tesis edilmiştir.

Türk Medeni Kanunun 1020 maddesi uyarınca, tapu sicili herkese açık olup, kimse tapu sicilindeki bir kaydı bilmediğini ileri süremez.

Her ne kadar davacı, kira sözleşmesinin alacaklarının tahsili amacıyla yapılacak takip ve satışı engelleme amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını belirtmiş ise de, icra takibine 21.9.2001 tarihinde başlanılmış olup, kira sözleşmesi 6.8.2001 tarihinde şerh edilmiş ve ipotekte bu şerhten sonra icra takibinden önce 14.8.2001 tarihinde tesis edilmiştir.

Davacı Türk Medeni Kanunun 1020.maddesi uyarınca tapu sicilindeki kaydı bilmediğini ileri süremeyeceği gibi varlığını belirttiği muvaza iddiasını da kanıtlayabilmiş değildir. Bu durumda, gerek Türk Medeni Kanunun 1009 ve gerekse Borçlar Kanununun 255. maddesi uyarınca anılan şerh davacıyı da bağlayacaktır.

Kira sözleşmesinin yapıldığı tarihte kesinleşmiş bir takip bulunmadığı da gözetilerek davanın reddi yerine yazılı gerekçe ile kabulüne karar verilmiş olması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda yazılı nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 500,00 YTL Yargıtay duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, istek halinde peşin alınan temyiz harcının yatıranlara geri verilmesine, 11.12.2007 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/11985, K. 2007/15822, 11 Aralık 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
14. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/11985
Karar No
2007/15822
Tarih
11 Aralık 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/11986 K.2007/15855
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/11987 K.2007/15853
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/11988 K.2007/15868
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/11989 K.2007/15867
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/11990 K.2007/15866
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2007/11991 K.2007/15865

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.