KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/12042 E., 2007/14405 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
333 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 03.07.2001 gününde verilen dilekçe ile tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 20.04.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Dava, kadastro öncesi mülkiyet hakkına dayalı tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen hüküm Dairemizce, davacının dayanağı olan tapu kaydının kapsamı kesin olarak belirlenmeden eksik inceleme ile davanın kabulüne karar verilmesi doğru bulunmadığından bozulmuştur. Mahkemece, Dairemiz bozma kararına uyularak davanın reddine karar verilmiş, hükmü davacı vekili temyiz etmiştir.
Mahkeme, Dairemiz bozma kararına uyarak dayanak tapu kayıtlarını ilk tesisinden itibaren tüm tedavülleri ve krokisi ile getirtmiş, mahallinde yaptığı keşifte yerel bilirkişiler, tutanak bilirkişisi ve tanık vasıtasıyla zemine uygulamış, uygulanan tapu kaydının cihetleri farklı olarak belirtilmesine rağmen tapu kaydının zemine uyduğu belirlenmiş, ayrıca bu kişiler davacının belediye'den yer aldığını bildiklerini de beyan etmişlerdir.
Fen Bilirkişisi Barış Akçora'nın 25.07.2005 tarihli raporu ve krokisinde dava konusu yerin mahalli bilirkişilerin beyanına göre davacıya ait tapu kaydı kapsamında kaldığı, tescil krokisinin yanlış cihetlendirildiği belirtilmiştir. Buna rağmen mahkemece, davacının dayanağı tapu kaydı ile dava konusu taşınmazın sınırlarının birbiriyle örtüşmediği ve dava konusu taşınmazı davacının kullandığının sabit olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı dayanağı 26.08.1979 tarih 35 numaralı tapu kaydı belediyenin yaptığı satış suretiyle haritaya bağlanmıştır. Tapu kayıtların harita ve planları bulunmakta ise kapsamının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20 ve Türk Medeni Kanununun 719.maddesi gereğince plan ve harita ile belirlenmesi gerekir. Kayıt uygulamasının buna göre yapılması gerekir. Kaydın haritası yokmuş gibi sınırları ile kapsamını belirleme doğru değildir. Kaldı ki, kayıt sınırlarının eylemli duruma göre farklı yerlerde gösterilmesi o tapunun nizalı yere ait olmadığını kabul için yeterli değildir. Bütün bu olgular gözardı edilerek yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/12042, K. 2007/14405, 16 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama