KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/12877 E., 2007/12378 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ekim 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
364 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 27.01.2000 gününde verilen dilekçe ile elatmanın önlenmesi, birleşen davada davacı ... vekili tarafından davalılar ... Arasa vd. aleyhine 25.10.2000 gününde verilen dilekçe ile gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; elatmanın önlenmesi davasının kabulüne; birleşen dava gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasının reddine dair verilen 24.02.2005 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı-birleşen dava davacısı Gül ... vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacılar mülkiyet hakkına dayanarak davalının 6157 parseldeki yapının ortak yeri olan kapıcı dairesine vaki elatmanın önlenmesini istemiştir. Birleşen davada davacı ve davalı ... taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayanarak davalıların malik olduğu paydan bedeli karşılığı azaltma yapılması suretiyle tapu iptali ve tescil isteminde bulunmuştur. Mahkemece mülkiyet hakkına dayalı davacılar davasının kabulüne, birleşen davadaki davacı ...’ün isteminin reddine karar verilmiştir. Hükmü davalı ve birleşen davacısı Gül ... temyiz etmiştir.
Dosyada yer alan 25.05.2000 tarihli bilirkişi raporundan 6157 parsel üzerine bodrum + zemin kat + iki normal katlı binanın yapıldığı yapıda her katta iki daire olmak üzere toplam sekiz dairenin bulunduğu anlaşılmaktadır. Yetkili mercii olan belediye ise 27.04.2004 günlü yanıtında taşınmaz üzerindeki binanın projesi ve inşaat ruhsatının bulunmadığını bildirmiştir. Uygulamadaki söyleşi ile 6157 parsel üzerine yapılan bina İmar Mevzuatına aykırı, kısaca kaçak yapıdır.
3194 sayılı İmar Kanununun 32. maddesi hükmünce yıkımı zorunludur. İmar Mevzuatına aykırı bu gibi yapılarda bağımsız bölümlerin varlığı ileri sürülerek mülkiyet iddiasında bulunulamayacağından, davalı ve birleşen davanın davacısı ...’ün taşınmaz satış vaadi sözleşmesine dayalı bağımsız bölüm (bağımsız bölüme bağlı arsa payı) tescil isteminin reddi doğrudur.
Ancak; hüküm tarihinden sonra davacı ve davalı ...’ün 01.12.2005 tarihinde 6157 parselden 48/320 pay satın alarak taşınmaza paylı malik olduğu görülmektedir. Türk Medeni Kanununun 718. maddesi hükmünce mülkiyet kapsamına yapılar da girdiğinden davacı ve davalı ...’ün 6157 parseldeki elatması haksız değil, mülkiyet hakkına dayalıdır.
Davaların en az giderle ve en seri şekilde çözümünü öngören usul kuralı gereği mahkemece hükümden sonra ortaya çıkan bu durum gözetilerek sonucuna uygun bir hüküm kurulmak üzere karar bozulmalıdır.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/12877, K. 2007/12378, 22 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama