KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/13038 E., 2007/14865 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 1.2.2007 gününde verilen dilekçe ile itirazın iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 13.3.2007 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, ... terekesinde bulunan 684 parsel sayılı taşınmazın davalı tarafından kiracı olarak kullanıldığını, 2005-2006 sezonu için ödemesi gereken kira parası ödenmediğinden icra takibinde bulunulduğunu, yapılan itirazın iptali ile icra takibine konu alacağın tahsilini istemiştir.
Mahkemece dava kabul edilmiş, hüküm davalı tarafça temyiz edilmiştir.
HUMK.nun 73.maddesi gereğince; mahkeme davalı tarafı dinlemek savunmasını bildirmek için kanuni şekillere uygun olarak davet etmedikçe hükmünü veremez. Bir davada davalı tarafa Anayasa ile güvence altına alınmış olan savunma hakkını kullanma imkanı verilmelidir. Bu ise, dava dilekçesinin usulüne uygun olarak tebliğ edilmesi ile olur.
Somut olayda davalıya dava dilekçesi, tebliğ yapılacak kişi adreste bulunmadığından 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21.maddesine göre yapılmış, davalının komşusuna haber verildiği yazılmış ise de, komşusunun imzası alınmamıştır.
Tebligat Kanununun 21.maddesine göre kendisine tebligat yapılacak kimse gösterilen adreste bulunmaz veya tebellüğden çekinirse, tebliğ memuru teblig olunacak evrakı o yerin muhtar veya ihtiyar heyeti azasından birine yada memuruna imza karşılığı teslim eder ve tesellüm edenin adresine ihtiva eden ihbarnameyi gösterilen adresteki binanın kapısına yapıştırmakla beraber tebliğ olunacak şahsa keyfiyetin haber verilmesini de mümkün oldukça en yakın komşularından birine bildirir.
Tebligat Tüzüğünün 28.maddesi uyarınca da tebliğ memurunun muhatabın adresinde bulunmama sebebini bilmesi muhtemel olan komşu, kapıcı gibi kimselerden veya o yerin muhtar veya ihtiyar kurulu üyelerinden veyahut zabıta amir veya memurlarından soruşturarak alınan beyanı tebliğ mazbatasına yazıp altını imzalatması gerekir. Bu yön Tebligat Kanununun 23. ve Tüzüğün 33.maddeleri hükmündede ayrıca vurgulanmıştır.
Az yukarıda açıklandığı üzere davalıya Tebliğat Kanunun ve Tüzüğüne uygun tebliğat yapılmadığı, komşusunun imzasının alnımadığı görüldüğünden davalının savunma hakkı kısıtlanarak işin esası hakkında hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/13038, K. 2007/14865, 26 Kasım 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama