KÜNYE
(Kapatılan)14. Hukuk Dairesi 2007/1364 E., 2007/2138 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mart 2007
- Mahkemesi
- Sulh Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
401 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 20.12.2004 gününde verilen dilekçe ile mirasçılar arasındaki iştirak halindeki mülkiyetin müşterek mülkiyete çevrilmesi, tapu iptali, tescil ve satış vaadi sözleşmesinin iptali istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın reddine dair verilen 09.06.2006 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı, toplam 24 adet tapu kaydında davalı ...'a ait hisselerin 13.09.1994 günlü düzenleme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi uyarınca iptali ile adına tescilini, bu 24 adet taşınmaz tapusundan bazılarının davalı ... tarafından davalı ...'a satışını öngören 13.02.2002 günlü düzenleme satış vaadi sözleşmesinin geçersiz olduğu için iptalini, ancak satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil kararı verilebilmesi için öncelikle tapu maliki ... mirasçıları arasındaki elbirliği mülkiyetin birlikte mülkiyete çevrilmesini istemiş, 09.06.2006 günlü oturumda ise gayrimenkullerin değerinin Sulh Mahkemesinin görev sınırının üzerinde olduğunu beyan etmiştir. Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkeme, ifa olanağı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiş,
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, satış vaadi sözleşmesine dayalı tescil istemine ilişkindir.
Davada, 13.09.1994 günlü düzenleme gayrimenkul satış vaadi sözleşmesine dayanılmıştır. Bu sözleşmede, satımı vaadedilen taşınmazların toplam 50.000.000.TL. olduğu yazılıdır. Dava, 20.12.2004 tarihinde açılmış,
mahkemeden hukuki himaye bu tarihte talep edilmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanununun 16.maddesinde "müdahalenin men'i, tescil, tapu kayıt iptali gibi gayrimenkulün aynına taalluk eden davalarda, gayrimenkulün değeri nazara alınarak" harç alınır. Mahkemenin görev konusunu düzenleyen HUMK.nun 1.maddesi gereğince de görev dava olunan şeyin değerine göre belirtilmiş ise, görevli mahkemenin tesbitinde davanın açıldığı günkü değerin esas tutulması gerekir.
Diğer yandan taşınmaz mal satış vaadi sözleşmesine dayalı davalar münhasıran Sulh Mahkemelerinin görevini tayin eden 8.madde kapsamında da değildir. Bütün bunlar dışında gerek harç sorununun, gerekse görev hususunun kamu düzenine ilişkin olduğu tartışmasızdır.
Böyle olunca, mahkemenin görevi belirlenirken sözleşmede yazılı değere bakmamak, eldeki davanın gayrimenkulün aynına ilişkin tapu iptali ve tescil davası olduğu düşünülerek dava konusunun davanın açıldığı gündeki değeri keşfen belirlenerek görevli mahkemeyi tayin etmek gerekir.
Kaldı ki somut olayda, bizzat davacı vekili 09.06.2006 günlü duruşmada davanın değerinin Sulh Hukuk Mahkemesinin görev sınırını aştığını belirtmiştir. Hal böyle olunca, Yüksek Hukuk Genel Kurulunun 29.03.2006 gün ve 2006/14-91-115 sayılı kararı ile Dairemizin yerleşik içtihatlarına aykırı olarak görev hususu düşünülmeksizin davanın esası hakkında hüküm kurulması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Yargıtay 14. Hukuk Dairesi, E. 2007/1364, K. 2007/2138, 5 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama